menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

GAYRİMENKUL HUKUKUNDA "İNANÇLI İŞLEM" (FIDUCIA): TEORİ, UYGULAMA VE İSPAT SORUNLARI ÜZERİNE KAPSAMLI BİR İNCELEME

6 1
05.02.2026

1. GİRİŞ VE KAVRAMSAL ÇERÇEVE

Gayrimenkul hukuku, şekil şartlarının en sıkı uygulandığı alanlardan biri olmasına rağmen, sosyal ve ekonomik hayatın dinamikleri, tarafları bazen şekli kuralların arkasında farklı amaçlar gütmeye itmektedir. Bu noktada karşımıza çıkan en önemli ve karmaşık kurumlardan biri "İnançlı İşlem" (Fiducia) kurumudur. Türk Pozitif Hukukunda (Türk Medeni Kanunu veya Türk Borçlar Kanunu) doğrudan ve açık bir düzenlemesi bulunmayan bu kurum, Roma Hukuku kökenli olup, Türk hukuk pratiğine 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı (YİBK) ile girmiş ve Yargıtay 1. Hukuk Dairesi ile Hukuk Genel Kurulu'nun istikrarlı içtihatlarıyla şekillenmiştir.

Bu makalenin amacı; inançlı işlemin hukuki niteliğini, unsurlarını, benzer kurumlardan farklarını, geçerlilik şartlarını ve en önemlisi uygulamada en çok sorun yaratan ispat ve zamanaşımı meselelerini doktrin ve yargı kararları ışığında detaylandırmaktır.

2. İNANÇLI İŞLEMİN HUKUKİ NİTELİĞİ VE UNSURLARI

2.1. Tanım ve Yapı

İnançlı işlem; inananın (fiduciant), bir hakkı veya malvarlığı değerini (genellikle bir taşınmazı), belirli bir amaçla (teminat, idare, tahsil, gizleme vb.) inanılana (fiduciary) devretmesi; inanılanın da bu amacı gerçekleştirdikten sonra veya belirli bir süre/koşul sonunda o hakkı veya malı iade etmeyi taahhüt etmesidir.

Doktrinde Sungurbey, inançlı işlemi; "Bir kimsenin (inanan), diğer bir kimseye (inanılan), bir hakkı, belirli bir süre veya amaçla devretmesi, inanılanın da inananın emir ve talimatına göre kullanıp, amaç gerçekleşince veya süre dolunca hakkı tekrar inanana devretmeyi yüklendiği bir işlem" olarak tanımlar.

İnançlı işlem, bünyesinde iki ayrı hukuki işlemi barındırır:

1. Dış İşlem (Kazandırıcı İşlem): Mülkiyetin inanılana devredildiği işlemdir (Örn: Tapuda yapılan satış). Bu işlem, üçüncü kişilere karşı tam hüküm ve sonuç doğurur. İnanılan, dış dünyada tam malik sıfatını kazanır.

2. İç İşlem (Borçlandırıcı İşlem - İnanç Sözleşmesi): Taraflar arasında yapılan, devrin amacını ve iade koşullarını belirleyen sözleşmedir. Bu sözleşme, inanılanın mülkiyet hakkını iç ilişkide sınırlar ve ona "iade borcu" yükler.

2.2. İnançlı İşlemin Unsurları

Bir işlemin inançlı işlem olarak nitelendirilebilmesi için şu unsurların varlığı şarttır:

• İnanç Anlaşması (Pactum Fiduciae): Tarafların devrin amacı ve iade koşulları üzerinde anlaşmış olmaları gerekir.

• Hakkın Devri: İnananın, mülkiyeti veya hakkı inanılana devretmesi gerekir. Mülkiyet devredilmeden sadece zilyetliğin devri inançlı işlem oluşturmaz.

• İnanç Amacı: Devrin bir sebebi olmalıdır (Teminat, alacağın tahsili, idare vb.).

• İade Yükümlülüğü: Amacın gerçekleşmesiyle malın iade edileceğine dair taahhüt bulunmalıdır.

3. İNANÇLI İŞLEMİN BENZER KURUMLARDAN FARKI

3.1. Muvazaa ile Karşılaştırılması (TBK m. 19)

Uygulamada en sık karıştırılan iki kavram inançlı işlem ve muvazaadır.

• İrade Uyumu: Muvazaada taraflar, görünürdeki işlemin (satışın) hüküm doğurmasını istemezler. Amaçları üçüncü kişileri aldatmaktır. İnançlı işlemde ise taraflar, mülkiyetin devrini gerçekten isterler. İnanılanın malik olması, işlemin amacına (örneğin teminat) ulaşması için zorunludur.

• Geçerlilik: Muvazaalı işlem (görünürdeki işlem) baştan itibaren kesin hükümsüzdür (butlan). İnançlı işlem ise geçerlidir; sadece iç ilişkide bir iade borcu doğurur.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2010/1-246 E., 2010/345 K. sayılı kararında bu ayrım net bir şekilde ortaya konmuştur: "İnançlı işlemde mülkiyet,........

© Hukuki Haber