menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kaygının kankası: Şüphe

8 0
20.10.2026

Bugün artık sürekli hisseder olduğumuz ama adını pek sık dile getirmediğimiz bir duygu olan "şüphe"den bahsedeceğim. Şüphe, en basit haliyle "inanmama" halinin, en karmaşık ve patolojik biçimde de "paranoya"nın temelindeki duygudur.

Bu yazıda patolojik bir durum olan paranoya versiyonunu değil, hepimizin yaşamında çeşitli seviyelerde hissedebileceğimiz temel şüphe duygusunu ele almak istiyorum. Yazının başlığında da belirttiğim gibi, şüphe de aynı akrabası "kaygı" gibi azı karar çoğu zarar nitelikte bir duygudur. Az miktarda hissedildiğinde, hayatta kalma içgüdümüze paralel olarak kendimizi tehlikelerden korumaya yönelik motive oluruz. Gördüklerimizi veya duyduklarımızı hemen tek ve kesin gerçek olarak kabul etmeyiz; biraz daha destekleyici veriye ihtiyaç duyarız. Bu tür durumlarda "sezgi" gibi işlev gören şüphe, algılama becerimizin keskinleşmesine yardımcı olur. Hissettiğimiz şüphe sayesinde, gözümüz kulağımız daha açık olur, daha fazla bilgi toplarız ve zihinsel becerilerimizi de kullanarak elimizdeki verileri değerlendirip bir sonuca varırız. Vardığımız sonuç (inanç, düşünce, kanaat, vs.) bizde güven duygusunu uyandıracak nitelikte ise şüphe ortadan kaybolur.

Ancak en başta duyduğumuz şüphenin bizi çıkardığı yolda topladığımız veriler, giderek içimizde negatif duygular (huzursuzluk, kaygı, hayal kırıklığı hatta öfke) uyandırmaya başlıyorsa yine hayatta kalma içgüdümüze paralel olarak "kaçma" veya "savaşma" moduna doğru hazırlanmaya başlarız. Çünkü hoşumuza gitmeyen verilerin uyandırdığı duygular, bizi güvende olma durumundan uzağa (tehlikeli bölge) doğru sürükler ve beynimizdeki acil durum alarm merkezi tetiklenmiş olur.

Bu üç duyguyu tabanı çok kısa, iki kenarı çok daha uzun bir ikizkenar üçgen gibi düşünebilirsiniz. En tepedeki uç, "güvenli alan"dır. Tabandaki birbirine yakın iki uç ise "şüpheler" ve "kaygılar" bölgeleridir. Şüpheler ve kaygılar, birbirlerini rahatça besleyebilecek kadar yakındır. Ancak bu sarmaldan kurtulup güvenli alana ulaşmak, dik bir yokuştan azimle yukarı doğru tırmanmayı gerektirir.

Yaşam boyu karşılaştığımız birçok ortama........

© HTHayat