menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Her türlü "annelik" bir olgunluk sınavıdır

20 0
05.05.2026

Malum, önümüzdeki Pazar "Anneler Günü"... Sosyal medyada şimdiden konuyla ilgili farklı yorumlar, tartışmalar, sorgulamalar başladı. Aynı Sevgililer Günü'nde olduğu gibi hediye piyasası da bu vesileyle epey hareketlendi; sevginin hediyeyle ifade edilmesi veya ölçülmesi yine sloganlarla, reklamlarla zihnimize kazınmaya çalışılıyor. Ama bu yıl bir de annelik kavramı sorgulanıyor; herkes başka türlü tanımlıyor. Anne olmak aslında ne demektir, anne olmak için illa doğurmak mı gerekir ya da sadece doğurmakla annelik kavramının içi dolmuş olur mu? Bunlar ve bunun gibi sorulara her kafadan bir cevap çıkıyor. Bana kalırsa annelik sözlük anlamıyla bu kadar tartışılacak kadar karmaşık bir konu değil. Sonuçta anne dediğimiz kişi; bir insanı "9 ay" karnında taşıyan, ideal şartlarda daha doğmadan onun sağlığı için elinden geleni yapmaya çalışan, bedenindeki ve zihnindeki birçok hızlı değişime uyum sağlayarak hamilelik sürecini tamamlayan ve sonrasında dünyaya gelen bebeğin ilk yıllardaki kesintisiz ve yoğun ihtiyaçlarını birinci derecede karşılayan bir kadındır.

Dünyaya gelen bir bebeğin ihtiyaçlarını karşılayan babadan çok "anne"dir. Biyolojik olarak bu böyledir; babalar tabii ki destek olur, vs. ama ancak "destek olur". Bakım verme işinin sorumluluğu daha çok annededir. Bence bunun biyolojik olarak böyle olması, birçok kadın için çok dikkat edilmesi gereken bir eşiktir. Çünkü daha çok bakım veren taraf olmak, bazen kadınların kimliklerinde baskın bir özellik haline gelebilir. Annelik kavramının kapsamı genişletilerek çevredeki herkese yönelik yayılması; bazı kadınlar için şefkatin, ilginin, bakım vermenin, desteğin, korumanın ve yaşam rehberliğinin dozunun aşırıya kaçtığı tehlikeli bir noktadır. Bir bebeğin ruhsal ve bedensel olarak sağlıklı büyümesi için birinci derecede çaba göstermek, babalar destek olsa bile son derece yorucudur. Bu sorumluluğu taşımaya çalışırken yalnız bırakılan kadınların çoğunda, sadece bebeğe/çocuğa karşı değil, çevresindeki herkese karşı şefkat, ilgi, destek, koruma, bakım verme davranışları gözlemlenir. Bunlar ilk anda kulağa olumlu davranışlar gibi gelse de, zaman içinde dozunun artması ve özellikle çevredeki yetişkin bireylerin "yaşama müdahale" olarak algılayacakları girişimlere dönüşmesi........

© HTHayat