menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bu zamanda genç olmak

13 0
19.05.2026

Bu haftaki yazım, Türkiye için çok anlamlı bir güne denk geldi. Mustafa Kemal Atatürk'ün efsanevi Kurtuluş Savaşı'nı başlatmak üzere, Bandırma Vapuru ile İstanbul'dan Samsun'a gelerek yabancı devletler tarafından paylaşılmaya başlanmış Anadolu'yu işgalden kurtarma mücadelesini fiilen başlattığı gün. Eşi benzeri görülmemiş bir liderlik altında birleşen yoksul ve yorgun bir halkın uyanmaya başlayışı... Şüphesiz, bu mücadelenin başarıya ulaşmasında Mustafa Kemal Atatürk'ün stratejik askeri ve siyasi dehasının, binlerce insanı anında harekete geçirebilecek etkileyici hitabet gücünün olduğu kadar bu coğrafyada yaşan ve ağır şartlar altında ezilen halkın kararlılığı ve sonsuz cesareti de etkilidir. Bu halkın büyük çoğunluğunun gençlerden hatta çocuk denecek yaştaki gençlerden oluşması da, bundan sonraki savaşlarda direncin devam etmesinde büyük önem taşımıştır.

O zamanki şartları düşündüğümde, böyle bir vatanda genç hatta çocuk olmak büyük ihtimalle çok zordu. Son derece travmatik bir ortamda, henüz gelişimini tamamlamamış bir sinir sisteminin maruz kaldığı baskı, tahmin edilebilir gibi değil... Bütün bu olumsuz etkenlere rağmen kaygılı genç nüfusun koca bir milleti küllerinden yeniden doğurabilecek bir gücü yaratması da inanılır gibi değil... Bu örnek aslında insan yapısının umutsuzluk ve çaresizlik pençesinde kıvranırken bile uğrunda ölmeyi göze alacağı bir anlam bulması durumunda, dağları devirecek bir güçle şarj olabilecek potansiyeli olduğunu doğruluyor.

Günümüze gelecek olursak, şimdiki genç nesile baktığımda bu potansiyeli görmekte zorlanıyorum. Geçtiğimiz 10 - 15 yıl içinde yaşanmış bazı toplumsal olaylar olmasa, genç nüfusun içinde bir yerlerde saklanan ve aynı şekilde dağları devirmeye hazır bir güç olduğuna tanık olamazdık. Çünkü bu zamanın gençleri belki çok daha ileri teknolojiyle, daha konforlu şartlarda yaşıyorlar (konfordan kastım lüks değil; sadece evlerde artık elektrik, doğalgaz, sıcak su, çamaşır makinesi, buzdolabı olması, yiyeceklerin marketten alınabilmesi, vb.) ancak ruhları çok daha yorgun ve umutsuz... İdeolojilerin ve doğayla uyum içinde yaşamın giderek önemini yitirdiği ve yeni yaşam düsturunun "daha fazla para kazanmak........

© HTHayat