menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sürdürülebilirlik mi, yeşil sahne tasarımı mı?

27 0
17.02.2026

Geçtiğimiz yıllarda sürdürülebilirlik, şirketlerin yıllık raporlarında yer bulan teknik bir başlıktı. Bugün ise reklam filmlerinin ana karakteri. Moda markalarının vitrininde, enerji devlerinin kampanyalarında, finans dünyasının yatırım fonlarında… Ama soru şu: Sürdürülebilirlik gerçekten uygulanıyor mu, yoksa sadece iyi bir hikaye mi anlatılıyor?

Küresel sahne: Yeşil aklamanın yükselişi

Avrupa’da son iki yılda “çevre dostu”, “karbon nötr”, “iklim pozitif” gibi ifadeler ciddi denetim altına alındı. İngiltere’de reklam otoriteleri bazı moda markalarının sürdürülebilirlik iddialarını yasakladı. Fransa’da petrol devi TotalEnergies’in “karbon nötr geleceğe yatırım yapıyoruz” söylemi mahkeme tarafından yanıltıcı bulundu.

Bu davalar şunu gösteriyor: Sürdürülebilirlik artık yalnızca etik bir mesele değil, hukuki bir alan.

Avrupa Birliği, “Green Claims Directive” ile şirketlerin çevresel iddialarını bilimsel kanıtla desteklemesini zorunlu hale getirmeye hazırlanıyor. Çünkü yapılan araştırmalar, piyasadaki çevre iddialarının önemli bir kısmının belirsiz, kanıtsız veya abartılı olduğunu ortaya koyuyor.

Yani dünya, “yeşil” kelimesinin içini doldurmaya çalışıyor.

Moda: Hızlı üretimin yavaş vicdanı

Moda sektörü, sürdürülebilirlik söylemini en hızlı sahiplenen alanlardan biri. Organik koleksiyonlar, geri dönüştürülmüş kumaşlar, kapsül seriler…

Ancak gerçek tablo daha karmaşık. Hızlı moda modeli hâlâ yüksek hacimli üretim ve tüketim üzerine kurulu. Bir markanın koleksiyonunun %5’ini “sürdürülebilir” yapması, geri kalan ’lik üretim zincirini değiştirmiyor. Üstelik bazı markalar “conscious”, “eco line” gibi ifadelerle tüketiciyi daha fazla alışverişe teşvik ediyor. Bu noktada şu çelişki ortaya çıkıyor: Daha az tüketmek sürdürülebilirliğin özü iken, sürdürülebilir koleksiyonlar daha fazla tüketimi teşvik edebiliyor.

Türkiye’de de benzer bir tablo var. Yerli moda markaları artık “sürdürülebilir üretim”, “doğa dostu koleksiyon” ifadelerini kullanıyor. Ancak üretim hacmi, tekstil atıkları ve su tüketimi konusunda kamuya açık, şeffaf veri paylaşımı hâlâ sınırlı. Soru şu: Etiket mi değişti, model mi?

Enerji: En büyük çelişki

Enerji sektörü sürdürülebilirlik söylemini en yoğun kullanan alanlardan biri. Bir yandan yenilenebilir enerji yatırımları artıyor, rüzgar ve........

© HTHayat