menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Şehirde doğa deneyimi: Gerçek mi simülasyon mu?

21 0
29.04.2026

Sabah kahveni alıp bir parka oturuyorsun. Etrafında çim, birkaç ağaç, düzenli aralıklarla dikilmiş çalılar… Kuş sesi bile var. Ama bir an durup düşününce, o sesin gerçekten oraya ait olup olmadığından emin olamıyorsun. Bugün şehirlerde doğa dediğimiz şey tam olarak ne? Gerçek bir temas mı, yoksa iyi tasarlanmış bir deneyim mi?

İstanbul bu sorunun en net karşılıklarından biri. Kentte kişi başına düşen yeşil alan ortalama 7–8 metrekare civarında. Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği minimumun altında, planlama standartlarının ise oldukça gerisinde. Üstelik bu ortalama bile yanıltıcı; şehrin büyük bir bölümünde insanlar neredeyse aynı birkaç metrekareyi paylaşıyor.

Ama konu yalnızca metrekare değil. Şehirde doğa artık bir alan olmaktan çok bir kurguya dönüşmüş durumda. Parklar, yürüyüş yolları, peyzaj düzenlemeleri… Hepsi var ama hepsi belirli bir düzenin, kontrolün ve estetik anlayışın ürünü. Doğa kendi halinde değil; kesilmiş, biçimlendirilmiş ve sınırlandırılmış.

Bir başka deyişle, doğa şehirde var ama olduğu gibi değil; olması istendiği gibi var.

Tam da bu noktada kent politikaları devreye giriyor. “Sürdürülebilir şehir”, “yeşil dönüşüm”, “ekolojik kent” gibi kavramlar giderek daha fazla kullanılıyor. Ancak bu kavramların ne kadarının gerçek bir dönüşüme karşılık geldiği, ne kadarının bir temsil ürettiği tartışmalı. Çünkü şehirler doğayı korumaktan çok, çoğu zaman onun yerine geçen bir versiyonunu inşa ediyor.

Dünyada bunun farklı örnekleri var. Singapur doğayı şehrin içine entegre etmeye çalışıyor, Kopenhag doğayı gündelik yaşamın bir parçası haline getiriyor, Viyana ise hâlâ kişi başına düşen yüksek yeşil alan oranıyla “gerçek doğa”ya en yakın şehirlerden biri. Bu örneklerin ortak noktası şu: doğa bir dekor değil, yaşamın kendisi.

İstanbul ise başka bir hikâye anlatıyor.

Bu şehir sürekli büyüyor, göç alıyor, yoğunlaşıyor. Bir zamanlar........

© HTHayat