Savaşların Çirkin Yüzü
Gazze’de, çoğu çocuklardan oluşan 50 bini aşkın masum insanın katli, savaşın çirkin yüzünü göstermişti. Ancak ABD’nin başındaki çılgın liderin bu sabaha karşı başlatacağı yeni saldırıyla İran halkının yaşamını doğrudan etkileyeceğine dair tehditkâr tutumu, Ata’mızın “Yurtta sulh, cihanda sulh” sözünün önemini bir kez daha hatırlattı bize.
Günümüz savaşlarında artık göğüs göğse çarpışmalara rastlanmıyor.
Savaşlarda “kahramanlık öyküleri” beklemek ne kadar doğru, o ayrı bir tartışma konusu. Ancak eski savaşların da kendi içinde bir kuralı ve bir “namusu” vardı.
Savaşların “namusu”, ABD’nin 6 Ağustos 1945’te Hiroşima’ya attığı atom bombasıyla yok oldu. Üstelik ABD bununla da yetinmedi; üç gün sonra, 9 Ağustos 1945’te Nagazaki’ye ikinci bombayı bırakarak Japonya’da yaklaşık 110 bin masum insanın ölümüne neden oldu.
Kuşağımın ve benden önceki kuşağın gençleri ABD’nin politikalarını hiçbir zaman sevmedi.
Amerikan kültür emperyalizminin etkisiyle, İkinci Dünya Savaşı’nda insanlığı Nazilerin ve Japonların zulmünden kurtaran bir güç olarak gösterilmeye çalışılsa da biz Amerika’yı çoğu zaman “katil devlet” olarak gördük.
ABD, Hiroşima ve Nagazaki’ye attığı bombalardan sonra kendisini “dünyanın jandarması” olarak görmeye başladı.
Peşine bizim de katıldığımız Kore Savaşı bunun en........
