menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Satranç Tahtası

29 0
26.06.2026

Bu topraklar sıradan bir coğrafya değildir. Anadolu, bin yıldır Türk milletinin vatanı, İslam'ın sancaktarlığını yapan bir medeniyetin merkezidir. İşte tam da bu nedenle Türkiye hiçbir zaman yalnızca kendi haline bırakılmamıştır. Dün Sevr'le yapamadıklarını bugün farklı yöntemlerle yapmaya çalışanların varlığı, tarihimizin bize öğrettiği en önemli gerçeklerden biridir.

Türk milleti tarih boyunca sadece cephede düşmanla savaşmamıştır. Kimi zaman ekonomik kuşatmalarla, kimi zaman içeriden körüklenen fitnelerle, kimi zaman da kültürel yozlaştırma faaliyetleriyle karşı karşıya kalmıştır. Bugün de benzer mücadelelerin farklı araçlarla devam ettiğini görmek zor değildir.

Tarih, Türk milletine karşı kurulan planların tarihidir. Dün haçlı ordularıyla gelenler, bugün kravatlarla, ekonomik raporlarla, medya operasyonlarıyla ve dijital algı savaşlarıyla karşımıza çıkıyor. Yöntem değişiyor, aktörler değişiyor, sahne değişiyor ama hedef değişmiyor: Güçlü ve bağımsız Türkiye'nin önünü kesmek.

Sormak gerekiyor: Neden Türkiye'nin attığı her bağımsız adım bazı çevrelerde rahatsızlık oluşturuyor? Neden savunma sanayisinde elde edilen başarılar küçümseniyor?

Neden enerji bağımsızlığına yönelik hamleler eleştiri bombardımanına tutuluyor? Neden Türkiye bölgesel bir güç olma iradesi gösterdiğinde uluslararası baskılar artıyor?

Çünkü mesele sadece Türkiye değildir. Mesele, yüz yıl önce masalarda paylaşılmak istenen bir coğrafyanın yeniden söz sahibi olmaya başlamasıdır.

Bir dönem tanklarla, toplarla yürütülen mücadeleler artık medya, sosyal medya, ekonomi ve kültürel operasyonlar üzerinden yürütülmektedir. Genç nesillerin milli ve manevi değerlerinden uzaklaştırılması, aile kurumunun zayıflatılması, toplumsal birlik duygusunun aşındırılması ve milli kimliğin........

© Hedef Halk