menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hep Birlikte

5 0
03.04.2026

Yıllardır süre gelen algılar, operasyonlar toplumumuz üzerinde o kadar büyük bir etki bıraktı ki dün asla olmaz kabul edilemez dediklerimizi bu gün kabul edilebilir hale geldik. Sosyal Kültürel İnanç bağlamında kırmızıçizgileri olan toplumumuzun bu çizgilerine olan bağlılıklarına da değerlerine de bağlılıkları değişti.

Devletler para ile pul ile kurulmaz, Devletler inançla azimle kurulur. Para ile pul ile de yıkılmazlar Devletler inançsızlıktan yıkılırlar.Bir devletin temelinin maddi zenginlikten ziyade; inanç, kararlılık, milli birlik, moral ve fedakârlık gibi manevi unsurlara dayandığını asırlardır Türk Devlet tarihinde açık ve net bir şekilde görmekteyiz. Zorluklar karşısında para değil, insan kaynağının ve azmin başarıyı getireceğini açık ve net bir şekilde ifade etmeliyim.

Devletler, ortak bir ülküye, değere veya ideolojiye olan "inançla" (motivasyon, kararlılık, ideoloji) kurulur; bu inanç toplumu birleştirir ve devletin temelini oluşturur. Bunun en güzel ve en son örneği Milli Mücadele Yıllarımızda ve akabinde Devletimizin kurulma aşamasında verilmiştir.

Devletlerin asıl gücü insan odaklı Manevi gücü ve Mücadele ruhudur. Ülkemiz tehlikeli bir ateş çemberinin içerisinde bulunmaktadır. Bizim ayrıştırıcı, kinleştirici ve inkârcı söz, ifade ve siyasi söylemlerden uzak kalmamız gerekmektedir. Milli birlik ve motivasyonumuzun en üst seviyede olması için toplumumuzun her kesimin üzerine yükler binmekte görevler düşmektedir. Herkes elinden gelenin en iyisini en doğrusunu yapmaya çalışmalıdır. Hepimiz birbirimizi biraz daha sevmeye ve birbirimize güvenmeye çalışmalıyız.

Tabiri caizse Köprüyü gecene kadar birbirimizle uğraşmayalım. İçeride bozulan birlik ve beraberliğimiz dışarıda ve içimizde bulunan hainlerin iştahlarını kabartmaktadır.

Devletlerin yıkılmasına birçok sebep sayılabilir. Ancak bu birçok sebebi oluşturan temel sebep ahlaksızlıktır, inançsızlıktır. Ahlaksızlığın temeli de yozlaşmadır ve yozlaşma inançsız bir topluluğu meydana getirir.

Yavuz Sultan Selim döneminde İstanbul’a getirilerek yerleştirilen sözde Müslüman kardeşimiz olarak bildiğimiz Arapların Saray’da cirit atmaları neticesinde, ahlaksızlık, rüşvet, suiistimal, hırsızlık ve yolsuzluk yüzünden toplumun bozulması ve devleti kuran asli unsurun devletten uzaklaştırılması neticesinde yıkılmıştır.     

Tarihten ders almazsak geleceğimizi inşa edemeyiz. Selçuklunun Osmanlının kuruluş ilkelerine imparatorluk oluşlarının temellerine baktığımızda hep inancı maneviyatı görürüz. Ve yine yıkılışlarına baktığımızda inanç dan maneviyattan ilkelerden koptuklarını görmekteyiz.

Şunu aklımızdan hiç çıkartmamamız gerekmektedir, Din ve Devlet ikiz kardeş gibidir. Biri olmadan diğerinin ayakta durması zorlaştığı gibi sonlarını da hazırlamış olurlar. Zira Din faktörü Maneviyat faktörü Devleti oluşturan milletin temeli ve orta direğidir.

Birinci Dünya savaşından sonra Eski Birleşik Krallık yani İngiltere Başbakanı Winston Churchil ne diyordu ‘’Nasıl olurda 7 düvel bir araya gelip Türkleri mağlup edemedik’’. Ve kendisine verilen raporda ‘’Türklerin elinden Maneviyatlarını inançlarını alamadığımız müddetçe onları mağlup etmemiz mümkün değildir’’ deniliyordu.

Ülkemizde insanlarımızın bir bölümünün Milli ve manevi değerlerden kopuşunu, inançsız maneviyat sız bir hale gelmesini açık ve net bir şekilde görebilmekteyiz. Türk örf, adet ve geleneklerinin nasıl dejenerasyona tabi tutulduğunu ve toplumumuzda nasıl değişime ve farklı anlayışlara dönüştüğünü de çok rahat bir şekilde gözlemlemekteyiz.

Ahlaksızlığı meziyet sayıp her türlü ahlaksızlığı sanki insanların hakkı gibi sayıp üzerini örtmeye çalışan farklı bir anlayışa neredeyse şapka çıkartıp alkışlar duruma hak verir durumuna geldik.

Ve o kadar çok değerlerimizden uzaklaştık ki Gözlerimizin gördüğü Beyaza bu beyazdır dediğimizde yok efendin o gridir, siyahtır diyebilen inkârcı reddedici ve bu tezatlığı körü körüne kabul eden topluluklar meydana geldi ülkemizde.

Ve hiç şüphe yok ki toplumumuza önder olabilecek yol gösterecek olan kuruluşların Başına idaresine liyakatsiz beceriksiz insanlar parası pulu veya namı için veya çıkarları için getiriliyorlar. Oysa bu kuruluşların başındakiler ve yöneticiler insanımızın kendine idol olarak görebileceği kendilerini örnek alabileceği insanlardan olmalıdırlar.

Siz ne kadar saygılı, alçak gönüllü, birleştirici olursanız sizleri örnek olarak alan ve idol olarak gören insanlarda sizlerden etkilenirler.

İnsanız şaşar beşeriz Ancak Kamu kurum ve kuruluşlarında, memleket idaresinde, Sivil Toplum örgütlerinde, Mahalli İdarelerde ve kimsenin umursamadığı veya dikkate almadığı Muhtarlıklarda görev almış insanların hata yapma yanlış yapma lüksü yoktur. Kendilerine çeki düzen vermeleri yaşantılarına dikkat etmeleri ve bu milletin Milli Manevi Ahlaki değerlerine saygı duymaları gerekmektedir.

Değerli okuyucularım,

Peygamber Efendimizin Hadis-i şerifinde buyurduğu gibi ‘’Birlikte Rahmet Ayrılıkta Azap vardır’’. Birlik ve Beraberliğimizi asla bozmayalım Hainlere ve Düşmanlarımıza fırsat vermeyelim.

Hacı Bektaş-i Velinin dediği gibi’’ Bir olalım İri Olalım Diri Olalım’’

Bende diyorum ki değerli gönül dostlarım Birlik ve beraberlik içerisinde Bir Olmanın, Büyük ve Güçlü olanın, Dimdik ayakta olmanın mutluluk ve gururunu hep birlikte yaşayalım.

Günümüzün Hayrı ve Bereketi üzerinize olsun…Saygılarımla..

ALLAH (C.C) YAR VE YARDIMCIMIZ OLSUN.


© Hedef Halk