Urfa Siverek okul saldırısı ve alışıldık günü kurtarmalık tedbirler: Çorap değiştirmekle ayak kokusu giderilmez!
Dün Urfa Siverek’te Ahmet Kuyucu Meslek ve Teknik Anadolu Lisesinde çok büyük ve çok üzücü bir olay yaşandı. Okulun eski öğrencisi, 19 yaşındaki bir genç, nasıl girebildiyse pompalı tüfekle okula girerek rastgele ateş açtı ve toplam 16 kişiyi yaraladı. Maalesef saldırgan olay yerinde intihar etti. Olayın hemen ardından ilçe emniyet müdürlüğü ve ilçe milli eğitim müdürlüğünden 4 yönetici görevden uzaklaştırıldı. Açıkçası bu durum beni çok üzdü ama hiç şaşırtmadı. Çünkü bana göre bu olay sürpriz ve beklenmedik değildi. Yıllardır sokakta artan tahammülsüzlük, trafikteki öfke, sosyal medyadaki linç kültürü ve gençlerin gözlerindeki umutsuzluk, bugün yaşananların sinyalini zaten veriyordu. Bu acı olay münferit bir olay değil, ve asıl sorun o olayı hazırlayan iklim.
Olaydan hemen sonra dört yöneticinin görevden alınması, kötü kokan ayak kokusunu gidermek için çorap değiştirmeye benziyor. Ayak kokusunun asıl nedeni dururken sadece çorabı değiştirmek nasıl kalıcı çözüm değilse, burada da idari görevden almalarla yetinmek aynı şekilde günü kurtarmakla kalıyor.
Önleyici tedbir yani atalarımızın da dediği gibi “testi kırılmadan” önlem almaktır aslolan.
Bizler, eğitimciler olarak, yıllardır bu olayları hazırlayan iklim hakkında yazıp çiziyoruz.
Her gün, her fırsatta toplumda şiddetin arttığını, okulların da bundan bağımsız olmadığını her seferinde söylüyoruz. Ama maalesef yetkililer bu konuda kulağının üstüne yattığı için hep çağrılarımız karşılıksız kalıyor.
OKULLARDA ŞİDDET EĞİLİMİ VE VİJİLANTİZM TEHLİKESİ
Şiddet eğilimi okullarda giderek daha görünür ve tehlikeli bir hal alıyor. MEB verileri ve bağımsız araştırmalar gösteriyor ki, her dört öğrenciden biri akran zorbalığına maruz kalıyor; fiziksel, sözel, psikolojik ve özellikle dijital şiddet sıradanlaştı.
Okullarda elbette hem demir kapıları yükseltmek, turnikeler koymakla fiziksel güvenlik önlemleri artırılmalı hem de yüksek adalet bilinci, insan haklarına saygı, farklı durum kişi ve görüşlere hoşgörü gibi evrensel değerlerle de koruma ve korunma zırhı giydirilmelidir.
Aksi durumda ortaya vijilantizm çıkar.
Vijilantizm, adaleti kendi eliyle sağlama inancıdır. Toplumda mahkemelerin yavaş işlemesi, torpiller, suçluların yeterince ceza almaması gibi........
