menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

PISA (aslında) NEYİ ÖLÇÜYOR? 4 Ekim 2026

9 0
previous day

“Sonuçta, eğitimin kendi pedagojik değeri ile onun ekonomik değeri arasındaki ayrışma, eğitimin sosyal bağlamının sürekli olarak piyasa taleplerine ve yeterliliklerine indirgenen yeni bir eğitim kültürü yaratmaktadır. PISA, bu yeni kapitalist eğitim kültürünün en önemli taşıyıcılarından biridir.”

Akademisyen Kemal İnal ile PISA üzerine konuştuk.

Uluslararası eğitim çevrelerinde bir mit var. Şöyle: PISA, aslında bir “sınav” değil, “değerlendirme”dir. Oysa bu “değerlendirme”, bir “sınav”a dayanıyor. Bir şeyi adıyla çağırmadığınızda, kendisi olmaktan çıkmaz. PISA, üç temel alanda (anadili, matematik ve fen), bilişsel “becerileri” ve bilgileri ölçüyorsa, ölçümün aracı sınavdır. Değerlendirme (assessment) ise, sınavın belli kurallar çerçevesinde ölçeceği şeyin (bilgi, beceri, performans) işlemden geçirilmesini (doğrulama, sıralama, ölçeklendirme vb.) ifade etmektedir. Resmi anlatıya göre OECD (Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü) tarafından üç yılda bir pek çok ülkede uygulanan bu sınavın ölçtüğü şey, on beş yaşındaki öğrencilerin aldıkları okul eğitimi çerçevesinde edindikleri veya kazandıkları varsayılan bilgilerini kurgusal veya gerçek yaşam durumları, koşulları ve bağlamları içinde kullanabilme kapasitesi geliştirip geliştiremedikleridir. Metni anlama (dil), problemi kavrama (matematik) ve bilimsel düşünme (fen), her ne kadar yaratıcı, yenilikçi ve yeni bağlamları işe koşmayı gerektiriyorsa da, aslolan yani ölçülen şey, mevcut kanıtlanmış, doğru varsayılan ve mutat belli bilgi, formül ve kalıpların öğrenciler tarafından kullanılıp kullanılamadığıdır.

PISA’nın kapitalizme ilişkisi nedir?

Her ne kadar PISA’da alınan skorlarla ulusal eğitim sistemlerinin başarı notu değil de ortak değerlendirmenin “davranışsal veri izi” olarak değerlendirilse de, nihayetinde bir not söz konusudur. Çünkü öğrencilere problem verildiğine göre, istenen çözümün (cevabın) karşılığı not veya puandır. Her ulusal eğitim sisteminin ve öğrencinin tek tek notlarından ortaya çıkarılan “ortak” davranış örüntüleri, “ortak”lığı, “kolektiflik” değil, ayırıcı unsurların birlikte biçimlenişi olarak ele almaktadır. Farklı cinsten ayırıcı unsurlar da aynı, tek ve benzer bir uluslararası kapitalist eğitim rejiminin inşasında bir (benzer) örüntü teşkil edecek düzeye getirilmeye çalışılmaktadır. Bunu yapabilmek için de ülkelerin eğitim sistemleri ve pratikleri, ölçekler sonucu ortaya çıkan sürekli izlemeye (monitoring) tabi tutulmaktadır. Dolayısıyla PISA türü standardize edici ölçekler, sürekli izlemeyle çeşitli kestirim, tahmin ve müdahale durumları yaratmaktadır. Bütün bu pedagojik durumlar, öğrenciyi ölçümler sonucu “öğrenen özne” yapacağına, “ölçülebilir nesne”ye indirgemekte, her öğrenci ulusal ve uluslararası kapitalist eğitim rejiminin basit bir verisine dönüştürülmektedir. Burada didaktik yani neyin nasıl öğretileceği ve pedagojik yani bir öğretim

durumunun eğitim bilimine uygun olup olmadığının bilgisi, kapitalist iktisadi sistemin rekabetçi ve yıkıcı taleplerine indirgenmektedir. Böyle olunca da tüm kapitalist ülkelerdeki ulusal eğitim sistemleri, kapitalist işverenlerin günün şartlarına uygun işgücü formasyonuna hitap edecek belli pedagojik yeterlilikler ve beceriler setinin basit bir aracı kılınmaktadır. Öğrencilerin öğrenmeyle elde etmelerinin beklendiği beceri, farkındalık ve bilgiler, sınav standardizasyonunun çeşitli ögelerine (doğru/yanlış........

© HalkTV