Karma eğitimden vazgeçmek, eşitlikten vazgeçmektir 16 Eylül 2026
“Karma eğitimden geri çekilmek, yalnızca bir eğitim modelinden değil; kadınla erkeğin eşit ve birlikte yaşayacağı toplum idealinden de geri çekilmektir.”
Kadın Araştırmaları Derneği Başkan Yardımcısı eğitimci Gülsün Kaya ile karma eğitimi konuştuk.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin sık sık “karma eğitimi kaldırmıyoruz” diyor. Buna rağmen neden karma eğitim konusunda kaygı duyuyorsunuz?
Çünkü mesele yalnızca “karma eğitim bugün kaldırıldı mı?” sorusu değil. Asıl mesele eğitim sisteminin hangi yöne doğru dönüştürüldüğü.
Yusuf Tekin, 2023’te ve daha sonra 2025’te yaptığı açıklamalarda karma eğitimin esas olduğunu özellikle vurguladı. Ama hemen ardından bazı ailelerin kız çocuklarını erkeklerle aynı okula göndermek istemediğini, devletin de bu ailelerin çocuklarını okullaştırabilmek için kız okulları açabilmesi gerektiğini söyledi. 2025’te bunu, “Bu velilerin de çocuklarını okula gönderebilecekleri okullar açabilmeliyim” sözleriyle savundu.
Bu yaklaşım ilk bakışta yalnızca ailelere seçenek sunmak gibi görülebilir. Ancak eğitim politikalarında dönüşümler her zaman bir günde gerçekleşmez. Önce istisnalar çoğalır, sonra bu istisnalar normalleşir. Bir süre sonra da karma eğitim “temel ilke” olmaktan çıkıp seçeneklerden biri haline gelebilir.
Bu nedenle benim kaygım, yarın sabah karma eğitimin yasaklanacağı değil; kız ve erkek çocukların ayrı eğitilmesinin giderek daha meşru ve yaygın bir devlet politikası haline gelmesidir.
Bakanlığın gerekçesi kız çocuklarının okullaşması. “Karma okula göndermeyen aile varsa kız okulu açalım, çocuk hiç değilse eğitimden kopmasın” denebilir. Siz buna neden itiraz ediyorsunuz?
Çünkü burada çocuğun hakkı ile ailenin tercihi birbirine karıştırılıyor.
Önce veriye bakmamız gerekir. Örgün eğitim dışında kalan kız çocuklarının ne kadarı gerçekten “karma okul olduğu için” okula gönderilmiyor? Bu çocuklar hangi bölgelerde yaşıyor? Kız okulu açıldığında gerçekten daha önce okula gitmeyen kızlar mı sisteme giriyor, yoksa zaten eğitimde bulunan öğrenciler mi bu okullara yöneliyor?
Bunları bilmeden “kız okulları açarsak kızların okullaşması artar” demek bilimsel olarak kanıtlanmış bir sonuç değil, bir varsayımdır.
Üstelik kızların eğitimden kopmasının çok daha somut nedenleri var: yoksulluk, çocuk işçiliği, erken yaşta evlilik, ev içi bakım yükleri, ulaşım ve barınma sorunları, kırsal bölgelerde okul yetersizliği…
Devlet öncelikle bunları ortadan kaldırmalıdır.
Daha temel soru ise şu: Devlet, “Kızımı erkeklerle aynı okula göndermem” diyen ailenin tutumunu........
