menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Mahkemenin reddettiği Narin Güran keşfini ben yaptım

483 0
27.04.2026

Türkiye günlerdir Gülistan Doku’yu konuşuyor.

Tunceli’de altı yıl önce kaybolan üniversiteli Doku’nun dosyası yeniden açıldı.

Dönemin Valisi Tuncay Sonel ve oğlu dahil 12 kişi tutuklandı, iki kişi gözaltında, bir kişi hakkında kırmızı bülten çıkarıldı.

Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu, Doku’nun öldürülüp gömüldüğü ihtimali üzerinde duruyor.

Devlet, Doku’nun cesedini arıyor.

Doku dosyasının canlandırılması, yakınları faili meçhul cinayete kurban giden veya şüpheli şekilde ölen ve kaybolanların aileleri umutlandırdı.

Rojvelat Kızmaz, Rojin Kabaiş, Rabia Naz ve Narin Güran ilk akla gelenler.

Narin Güran Olayı diğer dosyalardan belirgin şekilde ayrılıyor.

Bir kere, sekiz yaşındaki Narin’in cesedi bulundu.

İkincisi, Narin’in faili belli.

Ancak davadaki adaletsizlik, failin tespitinden ileri geliyor.

Çünkü devlete göre Narin’i amcası, annesi ve ağabeyi öldürdü.

Güran Ailesi’ne göre komşuları Nevzat Bahtiyar!

Bilmeyenler için hatırlatayım.

Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi, geçen yıl iki ay süren jet yargılama sonunda Narin’in; amcası Salim, annesi Yüksel ve ağabeyi Enes tarafından bilinmeyen bir nedenle müşterek şekilde öldürüldüğü kanaatine vardı. Bu üç kişiye ağırlaştırılmış müebbet hapis verildi. Narin’in cesedini gömen Bahtiyar’a ise suç delillerini yok etmekten 4 yıl 6 ay ceza kesildi.

Bu haksız karar infial yarattı.

Yargıtay 1. Ceza Dairesi anne, amca ve ağabeye verilen cezayı onarken, Bahtiyar’ınkini az buldu. Bahtiyar’a cinayete yardımdan ceza verilmesi gerektiğinden bahisle hükmü bozdu, geri gönderdi.

Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi 16 Nisan’daki duruşmada, cezayı 17 yıla yükseltti.

Peki, adalet sağlanmış oldu mu?

Çünkü ilk günlerde medya tarafından manipüle edilen geniş bir kamuoyu Güranların masum olduğunu düşünüyor.

Savcılık ve jandarmanın Güranların Narin’i ‘görmemesi gereken bir şeyi gördüğü için öldürdüğü’ varsayımına inandığı anlaşılıyor. Narin’i Eğertutmaz deresine gömen Bahtiyar’ın çelişkili ifadelerine göre soruşturma yürütüldüğü apaçık meydanda.

“Aydınlatıyoruz” diye cinayet karartıldı.

Çocuk katili, mağdur…

Mağdurlar kendi çocuklarının katili yapıldı.

Gerçeğe ulaşmak hiç de zor değildi.

Baba Arif Güran, iki hafta önce Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde tek bir talepte bulunmuştu: Keşif.

Şöyle dedi, baba Güran:

“Ben keşif istiyorum. Çekirdek ailem yok oldu. Kızımın hakkı yerde kaldı. Kızımın hakkını istiyorum.”

Mahkeme, keşif talebini reddetti.

Halbuki Narin Güran Davası’nda adaletsiz bir karar verilmesine dayanak oluşturan bilirkişi raporlarının hatalı olduğu ve gerçeklikle uyuşmadığı ancak bu yolla görülebilirdi.

Mahkemenin reddettiği keşfi ben yaptım.

Narin Güran Davası için ‘Şeytantepe’ adlı belgeseli hazırlayan 140journo ekibinden Çağdaş Erdoğan ile 18 Nisan’da Tavşantepe’ye gittik.

Narin, köy mezarlığı içerisinde yatıyor.

Yanı başında ailesinin kurduğu ve nöbet tuttuğu Adalet Çadırı var.

Narin’e Fatiha okudum.

Çadırda Güranlarla sohbet ettim.

Baba Arif ve ağabey Baran Güran ile avukatları Mustafa Demir, Yılmaz Demiroğlu ve Mahir Akbilek ile köye gittik. Narin’in geçtiği güzergahta yürüdük.

Dosyaya göre Narin, camideki Kuran kursundan kuzenleriyle 15.03’te çıkıyor.

Yoldan yürüyerek, Bahtiyar’ın evinin altından yürüyorlar.

Bahtiyar, 15.08’de amca Salim Güran’ı arayıp su kesintisini konuşuyor. Avukatlara göre Bahtiyar, Narin’i alıkoymadan önce amcanın nerede olduğunu yoklamak için arıyor.

Narin, birkaç adım sonra ilkokul kamerasında görünüyor. Saat 15.11’de kuzenlerinden ayrılıp evine çıkacağı patikanın başına geliyor.

Biz de yağmur altında patika başında keşfe başlıyoruz.

Patika yol Bahtiyar’ın evinin bitişiğinde patlıcan ektiği bahçenin 10 metre yanından geçiyor.

Narin, 21 Ağustos’ta kaybolduğunda ilk bakılacak adres bu ev olması gerekirken, cesedin bulunduğu 8 Eylül’e kadar Bahtiyar’ın şüpheli sıfatıyla ifadesi alınmadı. Evi aranmadı. Eşi, oğlu, gelini ve annesi dinlenmedi. Bütün dikkatler yeğenini arayan amca Salim’e yöneltildi.

Tavşantepe’ye karşıdan bakan Daran-2 üssünün kamera görüntülerini inceleyen Ulusal Kriminal Büro’nun (UKB) bilirkişi raporunda Narin’in patikayı aştığı, ahırların bulunduğu noktada görüntü verdiğini iddia ediliyor.

UKB’nin raporu karara dayanak kabul edildi.

Buna karşın Ergenekon, Balyoz ve ByLock davasında kumpası çökerten Tuncay Beşikçi’nin sunduğu raporda, UKB’nin görüşünün doğru kabul edilmesi halinde Narin’in patikayı 51 saniyede tırmanması gerektiği tespit ediliyor.

Biz de kronometre tutup Güran ailesi ve avukatlarıyla patikayı tırmandık.

Hızlı denebilecek bir tempoda tepeye, Arif Güran’ın evinin ve ahırının bulunduğu noktaya çıkışımız 2 dakika 35 saniyeyi buldu.

Anlayacağınız, UKB raporuyla gerçeklik örtüşmüyor.

Aynı rapora göre Narin’in tepede görüldüğü nokta ile ahırın ve evin arasında 10 metre mesafe var.

Ayrıca raporda Bahtiyar’dan hiç söz edilmiyor. Oysa Bahtiyar, Salim Güran tarafından tepeye çağrıldığını, evden cesedi alarak, patikadan evine indiğini ileri sürüyor.

Narin’i tespit eden UKB, neden patika başında amcayı, cüssesi daha büyük olan Bahtiyar’ı ve anne Yüksel’i görmüyor?

Bahtiyar, cesedi indirdikten sonra kafasını çevirdiğinde tepede anne Yüksel’i ağlarken gördüğünü iddia ediyor. Halbuki Bahtiyar’ın evinden Güranların evi görünmüyor.

Bahtiyar, battaniyeye sarılı cesedi patikadan gün ortası indirdi.

Nasıl oldu da bir komşu bile görmedi?

Hem UBK hem de daraltılmış baz raporlarına göre öldürülme eylemi evin yanındaki ahırda başlıyor, bedeni eve taşınıyor,

burada ağabey, anne ve amca tarafından tamamlanıyor.

Fakat Beşikçi’ye göre UKB yanılıyor.

Çünkü UKB’nin raporunda, ‘ahırın önünde’ diye gösterdiği iki karartı, dikdörtgen........

© HalkTV