Kurtulmuş: PKK’nın silah bırakmasında gecikme var
Parlementolar Arası Birlik’in (PAB) 152. genel kurulu, 15 - 19 Nisan’da Türkiye’de yapılıyor.
Teması ‘Gelecek nesiller için umudu yeşertmek, barışı sağlamak ve adaleti temin etmek’ olacak.
TBMM’nin ev sahipliğinde İstanbul’da gerçekleştirilecek olan PAB’ın bugüne kadarki en yüksek katılımlı toplantı olması bekleniyor.
155 delegasyon üyesi kayıt yaptırdı.
77 meclis başkanı ve 800 milletvekili katılıyor.
Bu çerçevede Filistin’i Destekleyen Parlamentolar Grubu’nun ikinci toplantısı yapılacak. Bu toplantıya en az 30 ülkenin katılacağı hesap ediliyor.
Türk Devletleri Parlamenterler Asamblesi ile Azerbaycan’nın öncülük ettiği Bağlantısızlar Hareketi’nin toplantıları olacak. Kadın ve genç parlamenterler de biraraya gelecek.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, PAB genel kurulu öncesi dün aralarında benim de olduğum bir grup gazetecinin sorularını yanıtladı.
Katılımın yüksekliğini neye bağlıyorsunuz?
Barışın sağlanması, parlamenter diplomasinin aktif kullanılması talebi gibi birçok konu üst üste geldi. İstanbul, bu gelişmeler için çok merkezi bir yer. Endişemiz, savaş sürseydi bölgemizden ve Asya’dan gelen olmazdı. Ateşkesin varlığı bizim için avantaj.
Savaşta Türkiye çok iyi bir yerde durdu. Hem açıkça Amerika ve İsrail’in saldırganlığını telin etti hem de İran’ın savaşı yayma çabalarını doğru bulmadığını ifade etti. Bu, uluslararası camiada karşılık buluyor. Hiçbir zaman İran’ı suçlayan tutum içerisinde olmadık, o da herkesin dikkatini çekiyor.
Körfez İşbirliği Teşkilatı üyesi ülkelerin büyükelçileriyle görüşmede neler ele alındı?
İran, bu kadar füze attı, çoğu bölge ülkelerine düştü. Özellikle Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar… Sonuçta mezhep meselesini bölge ülkeleri büyükelçilerine anlattığımda dedim ki, “Arkadaşlar Netanyahu hangi mezhepten?” Meseleye mezhep perspektifinden bakarsak, buradan çıkış yok. Bu süreci durdurmanın yolu, farklılıklarımızı çözebilecek kapasiteye ulaşmaktır. Bunu gerçekleştirebilirsek fitne fücurun hiçbir etkisi olmaz.
Amerika’ya karşı tepkileri oluşmuş mu? Bundan sonraki süreci gözden geçirme gibi bir konu konuşuldu mu?
Onları açık söyleyemiyorlar ama yani hepsinin zihninin altında “Amerika bizi artık koruyamıyor” duygusunun yerleşmeye başladığını görüyorum. (İranlılar) Katar’daki heyeti vurduklarında söylemiştim. Doğrudan Amerika'ya dediler ki “Kaç para alırsan al, ne kadar servetin üstünde oturursan otur, Arap ülkelerini biz istemezsek koruyamazsın.” Arap liderlerinin de bu mesajı aldığı çok açık.
İran’da bir daha çatışmaya dönülmez değil mi?
Olabilir ama bu öyle bir nokta ki meseleyi dünya savaşına kadar götürebilir. Onun için karşılıklı ufak tefek saldırılar olsa bile topyekun savaşa döndüreceklerini zannetmiyorum. Burada oyunbozanlık yapan, İsrail.
Netanyahu veya İsrail’i kim durdurur? Hangi güç?
Şu anda tek başına hiçbir aktör durduramaz. Bizatihi kendisi durmak zorunda kalacak. İçerideki muhalefet, Netanyahu ile ilgili mahkemeler, uluslararası baskı, Uluslararası Adalet Divanı ve ceza mahkemelerinin ortaya koyacağı baskı. Amerika’da İsrail aleyhine başlamış olan bu hava.
Bizim hep söylediğimiz; Siyonizmin gücü İsrail’deki birkaç milyon insandan ibaret değil. Siyonizmin........
