menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İktidarın vesayeti altında muhalefet 25 Mayıs 2026

490 0
25.05.2026

Türkiye, dün serbest seçimlerin yapıldığı demokratik bir ülke olmaktan radikal şekilde uzaklaştı.

Erdoğan, AK Parti ile ülkeyi yönetirken…

Koltukta oturmaya devam edebilmek için CHP’nin liderliğine müdahale ediyor.

Bir demokrasi düşünün…

Ana muhalefetin kim tarafından idare edileceğine iktidar karar veriyor.

Çünkü Erdoğan, 2023’te elde ettiği yüzde 52’lik oyu ve toplumsal rızayı çoktan kaybetti. Erdoğan’ın tabanı eriyor. Cumhur İttifakı’nın toplam oyu yüzde 40’ı bulmuyor. Ne AK Parti büyüyebiliyor ne Cumhur’a yeni ortaklar dahil edilebiliyor. AK Parti, değil genel seçim kazanmak, ilkokulda sınıf başkanlığı için yarışsa onu da kaybeder.

Erdoğan’ın 2028 planı

Erdoğan’ın Türkiye’yi beş yıl daha yönetebilmesi için ilk önce 360 milletvekili bulup aday olabilmesi, ardından ‘seçimi kazanmayı garanti altına alması’ gerek.

Erdoğan ya rakipsiz kalacak ya da seçimi ‘kaybedeceği’ baştan belli bir adayla yarışacak.

Bu planın ilk adımı Erdoğan’ın karşısındaki en güçlü aday olan İmamoğlu’nu tasfiye etmekti, ki büyük ihtimalle amaca ulaşıldı.

Sırada Mansur Yavaş var.

Yavaş’la ilgili kıskaç arttıkça artıyor.

Diğer yandan, CHP’yi yolsuzluğa ve rüşvet batağına saplanmış göstererek, alternatif olmaktan çıkarma planı uygulanıyor.

‘Butlan Davası’ ile eski liderine iade edilerek, CHP’nin yeniden yüzde 25’in altına indirilmesi amaçlanıyor.

Vesayet altındaki lider

CHP’nin anahtarı kendisine teslim edilen Kemal Kılıçdaroğlu, delege oylarıyla gönderildiği koltuğa, siyasallaşmış yargı kararıyla döndüğü için, AK Parti’nin vesayeti altında olmakla suçlanacak.

İmamoğlu ve Özel ‘tehdidini’ bertaraf etmek için taktik gereği bugün Kılıçdaroğlu’na övgü üstüne övgü düzülen yandaş ekranlarda, Erdoğan’a yönelik ilk eleştirisinde “Bay Kemal, o koltuğa seni biz oturttuk!” diyecekler.

CHP, ilk kez baskı ve zorbalıkla karşılaşmıyor.

Demokrat Parti, CHP’nin taşınmazlarına ve gazetesine el koydu. Tahkikat Komisyonu kurarak, CHP’yi kapatmak istedi.

12 Eylül, CHP’nin tabelasını indirdi, lideri Bülent Ecevit’i ve partinin önde gelenlerini yasakladı. Fakat darbeciler bile CHP’yi kimlerin yöneteceğine karar vermedi.

Bugün yapılan, CHP’liler için geçmişte reva görülenden daha aşağılayıcıdır.

CHP, fiilen AK Parti vesayetine giriyor.

İktidar ana muhalefeti boyunduruğu altına alıyor.

Kılıçdaroğlu, arınma iddiasıyla geri dönüyor.

Ancak CHP tabanı ve örgütünün ezici çoğunluğu için kayyum olarak görülüyor.

Altılı Masa’nın bileşeni partiler Özel’in yanında duruyor.

İyi Parti lideri Müsavat Dervişoğlu, Kılıçdaroğlu’nu tanımayacağını ilan etti mesela.

DEM, ‘Butlan’ı ‘Terörsüz Türkiye’ sürecine yönelik müdahale sayıyor. DEM’in asbaşkanı Tuncer Bakırhan, bugün Özel’i ziyaret edecek destek için.

Yeniden Refah, Anahtar ve Zafer, şiddetle karşı çıkıyor.

Sol muhalefet, muhalif basın ve sosyal medya, Kılıçdaroğlu’nun karşısında.

Alevi örgütleri, barolar, Atatürkçü Düşünce Derneği ayakta… Bahçeli, Kılıçdaroğlu’ndan fedakarlık yaparak, liderlikten çekilmesini istiyor.

AK Parti ve Hüda Par sessiz.

Beştepe bile cürümü üstlenmiyor.

Kılıçdaroğlu CHP’si Kurban Bayramı’nda bayramlaşacak parti bulamayabilir.

CHP’nin il ve ilçe örgütleri, Balıkesir hariç belediye başkanları Özel’den yana. Kılıçdaroğlu, ihraç mekanizmasını devreye koyarak, disiplin kurmayı düşünüyorsa (Daha şimdiden dokuz........

© HalkTV