Öcalan'ın talepleri
“Terörsüz Türkiye” hedefine ulaşmak için Meclis’te kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, milletvekillerinden oluşan çalışma grubunun hazırladığı raporu kabul etti.
CHP’nin özellikle; Türkiye Cumhuriyeti’nin temel niteliklerinin korunması, tartışmaya açılmaması, PKK’nın silah bırakması, kendini feshetmesi süreciyle eşzamanlı olarak demokratikleşme ve hukuk devletinin güçlendirilmesi aşamasının yürütülmesi konusundaki hassasiyetlerini raporu yansıttığı anlaşılıyor.
Komisyonun CHP’li üyeleri raporda katılmadıkları ifadeler için muhalefet şerhi de koydular.
CHP’li komisyon üyesi Murat Bakan, koydukları şerh konusunda şu açıklamayı yaptı:
“Komisyonun sadece PKK'nın silah bırakması, dönmesi değil, aynı zamanda bir demokratikleşme içermesi gerektiğini söyledik ve bunu Komisyon raporuna büyük ölçüde dercettik. Benim şerhim neydi? Raporda Türk-Kürt-Arap vurgusu var. Ben bunu doğru bulmadığımı, vatandaşlık tanımının etnisite üzerinden yapılamayacağına şerh koydum. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı, Türk vatandaşlığı kapsayıcıdır, kucaklayıcıdır, bunun dışında bir etnik tanıma gerek yok. İkincisi; yani bu kadar rapor yazıyorsunuz, bir toplumsal uzlaşma diyoruz. O toplumsal uzlaşmada terörle mücadelede hayatını kaybetmiş, şehit olmuş, bir uzvunu bu vatan için feda etmiş insanlarla ilgili, onların özlük haklarıyla ilgili, onların talepleriyle ilgili subayın, astsubayın, uzman çavuşun, jandarmanın, polisin bir cümle olmadığını, bunu eleştirdiğimi........
