DEM Parti: İktidardan yasa teklifini bekliyoruz 9 Temmuz 2026
DEM Parti’de, DEM Parti Eş Genel Başkan Yardımcısı Tayip Temel, DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, DEM Parti Milletvekili Saruhan Oluç ve DEM Parti STK Komisyon üyesi Sultan Özcan’dan oluşan heyet, Ankara’da süreçte yaşananları konuşmak, eleştiri ve görüşleri dinlemek için bir grup gazeteciyle kahvaltına bir araya geldiGazeteciler heyete süreçle ilgili sorular sordular Sorular özellikle çıkartılacak yasaya ilişkindi.24 Mayıs’tan bu yana İmralı ile temas yok DEM Parti heyeti, 24 Mayıs’tan bu yana İmralı’daki Abdullah Öcalan’la herhangi bir biçimde kendilerinin, ailesinin ve avukatlarının bir temasının olmadığını açıkladılar.
Avukatların haftalık yaptığı başvurulara olumsuz yanıt verildiğini, bu konuda bir bilgi alamadıklarını da söylediler.
ÖCALAN DIŞINDA KİM SAĞLAYABİLİRDİ?
Hemen bu noktada, Öcalan’la görüşülememesinin anlamı üzerinde de durdular. Herhangi bir çözüm masasında DEM Parti’nin bulunmamasının düşünülemeyeceğini, Öcalan’ın da silahsızlanma ve barış konusunda bir şans olduğuna işaret ettiler. Bunu da “AKP ile işbirliği iddiasını ortaya atarak Öcalan’ı da öcüleştiren bir kesim var. Böyle resmetmeye yönelik bir akıl var. Bu bilerek yapılıyor. Öcalan şans zira kendisi dışında kimsenin silah bırakmayı sağlayacak, fesih kararı almayı sağlayacak bir durumu yok. Geçmişte başka aktörler, başka yöntemler denendi ama hiçbir sonuç vermedi. Bunu iyi değerlendirmek gerekiyor” değerlendirmesini yaptılar.
“BAHÇELİ’NİN ÇAĞRISINDAN ÖNCE ÖCALAN’LA TEMAS OLMADI”
DEM Parti Eş Genel Başkan Yardımcısı Tayip Temel, toplantının başında sürecin nasıl başladığını anımsattı, bu konudaki spekülasyonlara açıklık getirdi.
Bahçeli’nin 2024’te, yasama yılının başında DEM Partililer’in elini sıkması, ardından Öcalan’a yönelik çağrı yapması sonrasında süreç başlamış, bu çağrıdan önce devlet yetkilileri ile Öcalan arasında görüşmeler yapıldığı iddiaları ortaya atılmıştı.
Temel, “Bu doğru değil. Öcalan’da elbette barış konusunda bir duygu vardı. Ancak devlet yetkilileriyle yapılmış bir görüşme, anlaşma söz konusu değildi. Öcalan, bu çağrıyı vesile yaptı. Zaten 2019’da çatışma ortamını bir haftada durdurabileceği açıklamasını yapmıştı. Yine bu kararlılığını yineledi. Biz heyet olarak kendisine sorduk ve öncesinde hiçbir görüşme yapmadığını kendisi söyledi” dedi.
“SURİYE’DE KÜRTLER DE BİR SEÇENEKTİ”
Temel, Bahçeli’nin çağrısı ve zamanlaması konusunu da şöyle değerlendirdi:“Bahçeli’nin zamanlamasına Ortadoğu ve Suriye özgünlüğünde bakmak lazım. Birkaç ay öncesinde yabancılardan, diplomatlardan, ABD, İngiltere, Fransa kaynaklarından Suriye’de Esad rejiminin artık gideceği, yılın sonuna doğru değişeceği kesin olarak konuşuluyordu. Bir konsensüs vardı. Ama yerine kimin geleceği konusunda bir konsensüs yoktu. Şara, seçeneklerden biriydi. YPG yönetimi de Kürtler de seçeneklerden biriydi. Bunun yanında İsrail’in, Gazze, İran, Hamas planları söz konusuydu. Bu problemin çözülmemesi durumunda böyle bir ortamda Türkiye’nin zorlanacağı gibi bir düşünce oluştuğunu sanıyoruz. Bahçeli aslında bunun sözcüsü oldu. İktidarın içinde bulunduğu koşullar, görece zayıflaması da etkili oldu elbette.”
27 ŞUBAT ÇAĞRISI BİR YANITTI
Temel, Öcalan’ın silah bırakmaya ve örgütün feshine yönelik 27 Şubat 2025’te yaptığı çağrının Bahçeli’nin çağrısına en radikal ve net yanıt olduğunu söyledi. Temel, “Öcalan, PKK’nın artık sonunun gelmesi gerektiğini zaten söylemişti. Daha önce de 2000’lı yılların başında KADEK kurularak PKK sonlandırılmıştı. Ama o dönem Osman Öcalan’ın da yer aldığı kullanılan bazı gruplardan sonra tekrar geriye dönüldü. ABD’nin bölgeye yerleşmesi ve bu grupları kullanması söz konusu oldu” dedi.
“PKK, KÜRTLER’E KARŞI KULLANILAN BİR SOPAYA DÖNÜŞTÜ”
Temel, PKK’nın dünyanın herhangi bir yerinde, herhangi bir hak talebinde bulunan Kürtler’e karşı kullanılan bir sopaya dönüştüğünü, hemen terör ve benzeri kavramlarla karşı çıkıldığını belirterek, “Bütün hak talepleri PKK yanıtı ile yanıtlanıyordu. Bu nedenle Öcalan’ın çağrısı hemen karşılık buldu. Çatışmalar zaten Irak’a kaymıştı” dedi.
“ERDOĞAN İÇİN DEĞİL, 50 YILLIK ÇATIŞMAYI SONLANDIRAN ADIM”
Bu adımın Erdoğan’ı güçlendirmek için atıldığı yönündeki değerlendirmeleri eleştiren Temel, “Bu büyük bir hata. 50 yıllık çatışmalı süreci sonlandıran bir adımdan söz ediyoruz. Yapılan çağrıyı bu şekilde değerlendirmek lazım” diye konuştu.
“SİLAHLARIN BIRAKILMASI VE DÖNÜŞ, TEK BAŞINA KÜRT SORUNUNUN ÇÖZÜMÜ ANLAMINA GELMİYOR”
Temel, silahların bırakılması, PKK’nın feshi ve PKK’lıların Türkiye’ye dönmesinin tek başına Kürt sorununun çözümü anlamına gelmediğini belirterek, şöyle devam etti:
“İktidarın bir kısmında böyle bir düşünce var. Bu çok tehlikeli bir yaklaşım. Öcalan’ın da çağrısı yasadışılığı bitirmek, örgütün faaliyetlerine son vermek üzerine. Kürtler’in hakları, Kürt sorununun çözümü bu aşamadan sonraki bir mücadele.”
Bu........
