menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Demirel'den Erdoğan'a uçak gazetecileri 18 Mayıs 2026

96 0
18.05.2026

1970’lerin ikinci yarısı. MİLLİYETÇİ CEPHE adıyla sağ ittifak iktidara hazırlanıyor. Seçim yaklaşırken alanlar giderek ısınıyor, kalabalıklaşıyor.

O günlerin birinde, Demirel’in Samsun mitingini izlemekle görevlendiriliyorum. O günlerde TRT tek kanal. Dolayısıyla meydana kurulan büyük sahnede Demirel ve birkaç partili dışında sadece kameramanla sesi almak durumunda olan ben varım.

Demirel her zamanki gibi üçüncü viteste konuşuyor ve her zamanki gibi -çok ilgi çektiğini bildiği- TRT konusuna dalıyor.

İsmail Cem henüz TRT’nin başında. MC’nin de hedefinde.Demirel kendini kaptırmış konuşurken bir ara eliyle beni işaret edip “bu TRT var ya bu TRT” diye saydırmaya başlıyor.

Ve bir anda onbinlerce Samsunlu beni yuhalamaya başlıyor.Ben sahnede küçülmeye, hatta yok olmaya çalışırken Demirel kalabalığı yatıştırıyor: “Canım bu kızın ne günahı var! O da işini yapıyor..”

Ankara’ya dönüş yolunda, uçak düşse de memleket kurtulsa diye düşündüğümü hatırlıyorum.Elbette daha başımıza nelerin geleceğini.. Bugünün uçak gazetecilerinin mesleğimizi nerelere düşüreceğini o günlerde hayal bile edemiyorum.

İletişim Başkanlığı resmen duyurmasa tevatür deyip geçeceğim. Hayır, Kazakistan dönüşü Erdoğan’ın uçağında bir “gazeteci” sahiden o soruyu sormuş:

“Muhalefet, gurbetçilerle ilgili çirkin bir dil kullanıyor. Bazen sokakta onların morallerini bozacak, Türkiye'ye geldiklerine pişman edecek pozisyona sokuyor onları. Bu konu hakkındaki değerlendirmelerinizi rica ediyorum."

Anladığım kadarıyla, Almanya ile Türkiye’yi kıyaslayıp “burada her şey çok ucuz, Almanya’da........

© HalkTV