menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ABD, NATO aracılığıyla, ‘dünya jandarmalığı'na devam ederken...

25 0
24.06.2026

ABD Başkanı Trump'ın Venezuela'dan sonra, şimdi de Kuba'ya göz dikmesi ve 'acınacak durumda olduğunu' söylediği Kuba'ya yardımcı olmaktan söz etmesinin yarınlarda neler getireceğini kestirmek kolay değil.. Rüyasında gördüklerini bile siyasetine yansıtan bu kişinin, insanlığın başına yeni musibetler getireceği tahmin edilebilir.

Hatırlayalım, Kennedy Amerikası, ABD'nin Florida eyaletine 150 km. mesafede, Orta Amerika'da, 110 bin km.kare (Türkiye'nin 7'de biri) büyüklüğündeki Kuba adasında, 'Fulgencio Batista diktatörlüğüne karşı yıllarca gerilla mücadelesi verdikten sonra, 1959 yılında marksist bir rejim kuran ve Sovyet Rusya'nın desteğine de mazhar olan Fidel Castro rejimi, kapitalist emperyalizmin lideri durumundaki Amerika'yı tehdit ettiği gerekçesiyle, Ekim-1961'de Amerikan Başkanı J. F. Kennedy tarafından kuşatma altına alınmıştı.. Kennedy Amerikası, Kuba adasında, ABD'ye yönelik olarak rampalara yerleştirilmiş olan Sovyet füzelerinin derhal sökülmemesi halinde, gereken müdahalenin yapılacağını dünyaya kesin olarak ilan edince, dünyanın bir nükleer savaşın eşiğine geldiği korkusu dünyayı sarmıştı..

Öyle bir savaş patlak verirse, okkanın altına ilk ve en çok girecek ülkelerin başında da, Sovyet Rusya'ya o zaman en yakın NATO üyesi ülkenin Türkiye olacağı açıktı ve bu yüzden Türkiye'de de ülke çapında bütün şehirlerde her tarafta, tedbirler alınmaya başlanmış ve ülke çapında şehirlerde sığınaklar ve kum torbaları arkasında siperler hazırlanmıştı. (Bu satırların sahibi de o yüksek gerilim döneminde Konya'da idi ve Konya'nın her tarafında kum torbalarından oluşturulan siperlerin hazırlanışına bizzat şahit olmuştu..)

Gerilim, tam bir nükleer savaş hazırlığı havasında devam ederken, Kruşçef liderliğindeki Sovyet Rusya, Kuba adasındaki Rus füzelerinin sökülebileceğini, ama mütekabilen; Amerika'nın da, Sovyet Rusya'ya fırlatılmak üzere Türkiye'nin kuzey sahillerinde rampalara yerleştirilmiş olan Amerikan füzelerinin sökülmesini şart koşmuştu.. Bu Sovyet Rusya talebine karşı, Amerikan Başkanı Kennedy, 'Kuba'daki füzeler sökülecek, Türkiye'dekileri ise, biz sökmeyeceğiz; sökecek olan vara buyursun, söksün..' diye bir meydan okuma havasıyla karşılık veriyordu.. Kennedy'nin bu meydan okuması, bir nükleer tehdit altında olan Türkiye efkâr-ı umûmiyesine yansıdığı zaman, o gerilim balonunun sönüverdiğini, bir anda nasıl bir rahatlama oluştuğunu o zamanı yaşayanlar bilirler.

Ama, aradan 25 yıl geçtikten sonra, 1986'da bazı gizli Amerikan........

© Haksöz