menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ahirette nimetlere hasret kalmak

43 0
25.06.2026

(Cehennemlikler de cennetliklere, “Sudan veya Allah’ın size verdiği rızklardan bize de verin.” diye seslenirler. Onlar da “Allah onları kâfirlere haram etmiştir.” der. (el-A`râf 7/50)

Sahip olduğu her nimeti; kendi aklının, statüsünün veya gücünün doğal bir getirisi kabul etme yanılgısıyla hareket eden insanoğlu;1 A’râf sûresinin 50. ayetini okuduğunda o dehşetli feryatla sarsılır. Varlık sahnesinin bu görkemli buluşmasında, cennetliklerle cehennemlikler arasındaki o aşılmaz sınırda yankılanan bir çığlıktır bu. Dünyada iken her türlü nimete fütursuzca uzanan, fakirleri ve zayıfları hor görenlerin, şimdi ötelerin o zifiri karanlığından başlarını uzatarak biraz su için yalvardıkları an... İnsanın dünyadaki en ucuz, en sıradan ve en kolay ulaşılabilir gördüğü nimetin, ahirette ulaşılamaz bir hasrete dönüştüğü bu sahne, günümüzün israf, bencillik ve mülkiyet kibrine yöneltilmiş dikkat çekici bir uyarıdır.

Nimetin Kadrini Bilmek

Cehennem ehlinin müminlerden talebine ilişkin kelime seçimi, bu durumun bir zillet olduğunu bütünüyle ortaya koyar. Ayet-i kerimede yer alan efîdû (أَفِيضُوا / (bize) verin) fiili, mahza bir su ve yiyecek isteme eylemi değil; aynı zamanda aşağıda, çukurda ve mutlak bir düşkünlük içinde olmanın etkili bir ifadesidir. Cehennem ehlinin söz konusu talebinin psikolojik ve fiziksel boyutu, Zâdü'l-Mesir tefsirinde yer alan Zeccâc'ın tespitinde somutluk kazanır: “Yüce Allah âdemoğluna şunu bildirmiştir ki o azap içinde olsa bile yiyeceğe muhtaçtır”. İnsan fıtratı, cehennemin o kavurucu ateşinin ortasında dahi açlık ve susuzluk gibi temel insani zaaflarından kurtulamamaktadır. Süddî'nin de isabetle belirttiği üzere, ateş ehlinin cennetliklerden istedikleri rızık doğrudan doğruya “yiyecek”tir.2 Dünyada........

© Haksöz