menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Dün TÜSİAD, bugün Mehmet Uçum: Neler oluyor?

13 0
17.02.2025

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin DEM’lilerle tokalaşmasıyla başlayan ve akabinde Öcalan’a doğrudan seslenerek “Gelsin DEM Parti grup toplantısında konuşsun, terörün bittiğini, örgütün lağvedildiğini ilan etsin” şeklindeki çağrısı sürpriz gelişmelerle gündemi belirlemeye devam ediyor.

Dile kolay, yüzyılı aşkın geçmişi bulunan, son kırk yılı silahlı çatışmalarla geçen ve bu çatışmalarda binlerce insanın yaşamını yitirdiği, ülke ve bu ülkede yaşayan vatandaşlar olarak birimize şu veya bu düzeyde maliyet yükleyen, bedel ödeten, enerjimizi tüketen bir sorundan söz ediyoruz.

Uzunca bir süredir Ankara’da Kürt sorunu konuşulduğunda bir şekilde gözler Diyarbakır’a çevrilir. Kürt sorununa ilişkin raporların çoğu Diyarbakır'da açıklanır, soruna ilişkin kritik mesajlar ve sözler Diyarbakır’da sarf edilir. Hatırlayınız, 1999 yılında ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz, Başbakan Yardımcısı olarak gittiği Diyarbakır'da "Avrupa Birliği'ne üyeliğimize giden yolun Diyarbakır'dan geçtiğine inanıyorum." Demişti. 2013 yılında Başbakanlık görevi yürüten Erdoğan, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesud Barzani, sanatçı Şıvan Perwer ve İbrahim Tatlıses ile Diyarbakır’da buluşmuş, Kürt- Türk kardeşliğine ve barışa dair ortak mesajlar vermişti.

Bahçeli’nin bu hamlesinin Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından övgüyle sahiplenilmesi ve yaklaşık dört yıldır görüşme yasağı olduğu için kendisinden haber alınamayan Abdullah Öcalan’la yeniden başlayan görüşme trafiği, Bahçeli’nin bu çıkışının spontane gelişen kişisel bir tutumdan öte, bölgede Suriye Devrimi başta olmak üzere meydana gelen gelişmelere hazırlık olarak devlet katında hazırlanan İç Cepheyi tahkim etme ihtiyacı ve Terörsüz Türkiye amacına matuf olduğu yönünde değerlendirmeler yapıldı. Gerçekten de bu sürece dair nasıl bir yol haritası izleneceği kamuoyuyla paylaşılmadığı için “İç Cepheyi tahkim etme ihtiyacı” halen de zihinlerde en makul gerekçe olarak öne........

© Haksöz