menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

NATO muhalefeti

135 0
08.07.2026

Türkiye’nin temel trajedilerinden biri muhalefetin uluslararası arenaya her çıktığında ülkeyi nasıl yöneteceğine dair en ufak bir fikri olmadığını bütün dünyaya ilan etmesi. Bunun son örneği “Ecz.” olarak bilinen Özgür Özel imzasıyla Financial Times’da yayımlanan makalesi. Özetle NATO zirvesi öncesinde üye ülkelere Türkiye’yi şikayet ediyor; olabilir. Dünyadaki pek çok muhalif kendi ülkelerinin aile sırlarını kamuoyuna bu gibi op-ed’ler sayesinde duyurur.

Ancak Ecz.’in problemi uluslararası ilişkilerin nasıl yürüdüğünü bilmemesi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da geçen gün Hande Fırat’a benzer bir yorum yaptı. AK Parti değil NATO’nun üyesi, Türkiye Cumhuriyeti devleti. Bu son zirvenin ev sahibi de Türkiye Cumhuriyeti devleti. Fidan ayrıca bütün devletlerin öncelikle haklı olarak kendi çıkarlarını göz ettiğini de açık açık dillendiriyor.

Ecz. ayrıca NATO’nun tarihsel işlevini ve bugünkü rolünü de tam olarak kavrayabilmiş değil. NATO ülkelere demokrasi getirmeyi misyon edinmiş bir sivil toplum kuruluşu değil. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Rusya’ya yönelik tehdidi önlemek adına bir savunma işbirliği olarak Batı’yı birbirine kenetlemeyi amaçladı. Dün de bugün de İspanya ve Portekiz gibi demokrasisi kendi içinde problemli ülkeleri bünyesinde barındırdı. Orbàn’ın Macaristan’ı da en güncel örnek.

Dünyada demokrasiyi yaygınlaştırma misyonunu edinen başka kuruluşlar var, NATO ise bir Açık Toplum değil ve hiç olmadı.

Rus tehdidine karşı bu ittifak bugünlere kadar aşağı yukarı sarsılmadan geldi. Ancak Trump’la birlikte NATO’nun geleceği de tartışılıyor. ABD’nin artık Avrupa’nın güvenliğinin garantörü olmayacağına dair tehditleri başta Fransa olmak üzere kıtada Gaullist politikaların hatırlanmasına vesile oldu: ABD’ye kuşkuyla bakan, güvenliği için kendi güvenliğinden sorumlu, daha bağımsız bir anlayış.

NATO’nun ikinci büyük ordusu olarak Türkiye bu yeni arayışta ayrı bir öneme sahip. Avrupa savunma harcamalarını artırırken yeni ittifaklar kurmak istiyor, Türkiye de hem coğrafi olarak ABD’den daha yakın hem de daha güvenilir bir stratejik ortak olabilir. Bugünlerde aslında bir sonraki 50 yılın rotası çiziliyor.

Peki Türkiye nasıl bir rol oynayacak?

Muhalefet bunu bilmiyor değil, ama kendilerince dünyaya “Onlara........

© Habertürk