menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Michael: Çocukluğa olgunlaşmak isterken kayan yıldız

82 0
01.06.2026

Antoine Fuqua’nın yönetmen koltuğunda oturduğu ve yapımcılığını doğrudan Jackson ailesinin/mirasçılarının üstlendiği "Michael" biyografisi, tam da endüstrinin göbeğinden çıkan her yapım gibi iki ucu keskin bıçak. Bir yandan görkemli bir iade-i itibar ve sanatsal deha kutsaması, diğer yandan ise mirasçıların /ailenin kendi tarihini sterilize etme çabası.

Filmin en büyük dramatik risklerinden biri, trajedisi ve dehası bu denli efsane olan bir figürü canlandıracak bir ‘taze’ oyuncunun "karikatüre" dönüşme tehlikesiydi.

Michael’in ikinci doğumu: Taklit değil adeta Enkarnasyon

Ancak “Jaafar Jackson”, amcası Michael’ı sadece taklit etmemiş; adeta onun somatik ve ruhsal mirasını devralmış. Karşımızdaki performans bir oyunculuk pratiğinden ziyade, amcasının reenkarnasyon davetine verilmiş bir yanıt gibi.

Buna karşın film, yan karakter yazımında aynı derinliği yakalayamıyor.

Kardeşler arası ilişkiler oldukça yüzeysel, geçişi kurtarmak için tasarlanmış sekanslar gibi duruyor. En büyük yapısal boşluk ise “Janet Jackson” figüründe karşımıza çıkıyor.

Janet’ın bu aile anlatısında adeta "hiç var olmamayı" seçmesi, senaryo tarafından rasyonel ve inandırıcı bir zemine oturtulamıyor; endüstriyel bir sansürün veya aile içi bir uzlaşmazlığın halı altına süpürüldüğü çok açık.

Kaptan Kanca’ya Karşı Peter Pan: Çalınmış Çocukluğun Defansı

Filmin psikolojik olarak izlemesi en klostrofobik ve zorlu kısımları, şüphesiz baba “Joe Jackson”’ın sadist şiddetini ve istismarını gördüğümüz sahneler.

Michael, hayatı boyunca o karanlık odalarda çalınan çocukluğunu, kurduğu fantezi evreninde yeniden inşa etmeye çalıştı.

Filmin, daha sonra küresel bir cadı avının merkez üssü haline gelecek olan “Neverland” fikrinin tohumlarını Michael’ın zihnine nasıl ekildiğini gösteren kısımları........

© Habertürk