menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Eksilmenin anatomisi ya da hayatın en temel yasası

47 0
12.07.2026

Anjiyoya almadan önce ayakkabılarını çıkardılar.

İnsan, bir çift ayakkabının bu kadar üzücü olabileceğini bilmiyor.

Koridorun kenarında duruyorlardı. İçlerinde kimse yoktu.

Meğer insan bazen en büyük korkusunu monitörün ritminde, sedyenin metal sesinde değil; kapının önünde yan yana bırakılmış bir çift ayakkabıda görüyormuş.

Çeyrek yüzyılı aşkın zamandır aynı hayatın içindeyiz.

Bir ev kurduk. Bir çocuk inşa ettik. Aynı sofraya binlerce kez oturduk, aynı yorgunlukları farklı kelimelerle anlattık. Bazen hiç aynı yöne gitmeden karşılaştık. Bazen meydan okuduk ve uzaklaştık. Bazen sevdik ve yumuşadık. Kaderin aramıza kurduğu bağın inadına hamdolsun.

Sonra bir gün bütün film şeridi ameliyathane önünde beklerken gözlerimi ayıramadığım bir çift boş ayakkabının içine sığdı.

O gece insan zihninin büyük korkuları doğrudan söyleyemediğini fark ettim .

Onları küçük görüntülerin içine saklıyor zihin.

Benim zihnim de tek bir görüntünün etrafında dönüyordu.

Ya o ayakkabıların içi bir daha hiç dolmazsa…

II - MEZUNİYET TÖRENİ

Dudaklarım, beynimden geçen duaların hızına yetişemeyip kurudu

Üstelik ertesi gün oğlumuzun mezuniyet töreni vardı.

Özel onur öğrencisi olarak mezun oldu

Bir anne babanın en çok gülmesi gereken günlerden biri…

Biz ise 78 yaşındaki annem ve babamın da eşliği ile, döver gibi yağan yağmurun altında kampüste tören alanına geçene kadar baştan aşağı ıslanmış halde yüzümüzdeki kaslara gülümsemeyi........

© Habertürk