Saatini Ankara'ya ayarlamak
Yarım asra yakın zamandır terörle mücadele ediyoruz. Büyük kayıplarımız ve yaralarımız var. Ama en az bunlar kadar önemli olan; olup biteni sağlıklı değerlendirme konusundaki zaafımız. İşte bu bitmiyor, değişmiyor.
Kastımı sadece birkaç cümleyle özetleyeceğim. Hala Soğuk Savaş döneminin zihinsel alışkanlıklarına sahip, konfor alanlarını terk etmemek adına her şeyi mübah gören bir anlayışla olup biteni anlamak ve kavramak mümkün değil. Kafası ideolojik çöplüğe dönmüş, sadece cebi değil beyni de fonlanmış adamların arsızca ülkeyi zehirlediği bir ortamda söylenecek çok söz var. Ama değmez.
Sadece bir örnek. Türkiye’nin Suriye’de ve esasen tüm bölgeyi kuşatan bir oyun planı vardı. Yukarıdaki birkaç cümleyi bunun üzerinden konuşsak ne görürdük? Ülkesinin oyun kurabileceğine asla inanmayan ve aidiyeti beslendiği karanlık odaklardan ibaret birilerini ne yazık ki.
CUMHURBAŞKANI NE DEMİŞTİ?
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, güçlü bir lider. Onu kıyasıya eleştirenlerin bile kabul ettiği bir gerçek bu. İşte onun yıllar önce verdiği şu mesajın, dost düşman herkes tarafından hatırlandığı bir dönemdeyiz:
“Tüm dünyaya sesleniyorum: Bedeli ne olursa olsun, Suriye'nin kuzeyinde, Türkiye'nin güneyinde devlet kurulmasına asla müsaade etmeyeceğiz.”
11 yıl önce verilen bu mesajın ne anlama geldiğini belki bugün çok daha iyi anlama imkanımız var. Üç başlık halinde görebiliriz Türkiye’nin Suriye politikasını.
Birincisi, ülkenin bütününe bakmak ve daima toprak bütünlüğünden yana olmak. İkincisi, Suriye’nin bir azınlık eliyle değil, temsil derinliği ve tüm unsurların yer aldığı bir iktidar modeliyle yönetilmesi. Üçüncüsü, terör üzerinden........
