menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Mekke Anlaşması kime karşı ?

48 0
previous day

7 Ağustos 2026, üç ülke arasında kurulan ittifak tarihi olarak kayda geçecek. Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki Mekke Anlaşması, daha imzası kurumadan pek çok eleştirinin hedefi oldu. Bölgede saldırganlık üzerine kurulu politikaların, barış ve caydırıcılık merkezli yeni bir yakınlaşmaya tepki göstermeleri kaçınılmaz elbette.

Kuşkusuz Türkiye’nin içinde yer aldığı bu yeni ittifak, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın uzun yıllardır dünya gündemine taşıdığı “Dünya beşten büyüktür” tezinin ve yanı sıra ''daha adil bir dünyanın mümkün olduğunu'' ortaya koyan yaklaşımıyla doğrudan bağlantılı. Cumhurbaşkanı'nın liderliğindeki Türkiye, uluslararası sistemdeki krizlerde şikayet eden ya da ilgili kurumların ortadan kalkmasını savunan bir yerde değil.

Aksine düzenin değişiminden ve yeni mekanizmalarla yola devam etmesinden yana.

Kuşkusuz ABD’nin hegemon pozisyonunun ve arayışlarının değişmesi, Çin ve Rusya’nın yükselişi ve çok kutupluluğun güçlenmesi, bu noktada önemli bir arka plan oluşturuyor.

Türkiye, dünyadaki bu yeni durumu ve henüz yerine oturmayan taşları değerlendirirken, kendine yeni alanlar oluşturmayı ve rolünü tanımlamayı esas aldı. Bugün “stratejik özerklik” kavram ve derinliği etrafında ABD ile ilişkilerini sürdürürken, Rusya ile farklı zeminlerde yol alabiliyor. Bölge ülkelerinde itibar ve etkinliği artarken, birbirinden farklı güç merkezleriyle aynı anda iş birliği........

© Habertürk