menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ABD atari, İran satranç oynuyor

45 0
02.04.2026

Aklı başında (olduğunu düşündüğümüz) her devletin, karar vericilerini besleyen ve yönlendiren aktörleri vardır. Bunlar kişi ya da kurum olabilir. Doğrudan ya da dolaylı sisteme katkı sağlayabilir. Bu işleyiş ne kadar sağlıklıysa, “devlet aklı” o denli zengin ve derinlikli hale gelir.

28 Şubat 2026, ABD-İsrail ittifakının İran’a saldırıyı başlattığı tarih. O gün itibarıyla elbette meslekî hassasiyetin de etkisiyle ortaya çıkan savaşa daha farklı pencerelerden bakmaya gayret ediyorum.

Giderek üç-beş cümlelik “metin”lere ve 50-60 saniyelik videolara hapsolan zihinlerin bu pencerelere iltifat etmediğinin elbette farkındayım. Bu daralma ve çoraklaşma halinin methedilmesine de kuvvetli itirazlarım var. Ama bugün dokunmakla yetineyim.

BÜYÜK GÜÇ OLMAK HER ŞEY Mİ?

ABD’nin dünyanın en büyük gücü olması, itirazı güç bir gerçeklik. Neresinden baksanız rakamlar üzerinden bunu kırk türlü söyleyebilirsiniz. Ancak bu durum, ABD’nin attığı her adımda iyi hesaplanmış stratejilere sahip olduğunu, mükemmel planlamalarla hareket ettiğini göstermez. Göstermedi de.

Daha savaşın ilk günlerinde, Amerikan devlet nizamıyla kuvvetli bağları olduğunu öngördüğümüz bir strateji kuruluşunda İran’ın askeri gücüne dair bir analiz okudum. İran’da geleneksel orduyu temsil eden Arteş ve devrim sonrası ortaya çıkan askeri yapılanmayı ifade eden Devrim Muhafızları Ordusu’nu ele alan bir çalışma.

Bu iki ayrı yapıyı anlatmak uzun bir konu. Fakat bahsettiğim analizde, ABD’nin İran’da geleneksel orduya yatırım yapması gerektiğini, dahası Arteş’in laik karaktere sahip olduğunu (Şah........

© Habertürk