menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Fay kırığı mı yoksa vicdan kırığı mı?

18 0
12.02.2025

Bugünlerde benim önceliğim başlıktaki bu soru. Kış geçer, her şey düzelir ama bir kırık her daim hatırlatır kendini.

Buradayım” der. Vücudun bir yerindeyse yağmurlu bir havada. Toprağın altındaysa olmadık tenhada. Mutlaka ses vereceği koşulların oluşmasını bekler…

Ya “vicdan kırığı”? Onu oluşturan koşullarla birlikte acısını ikiye katlar. Üstelik ölçülebilir bir şey de değildir. Kırılınca manevi dünyayı saran kocaman bir fay olur…

Bunlarla uğraşıyoruz işte. Birileri milyonlarca liralık sahte kanser ilacı üretiyor. Dermana giden yolda parasını, umudunu, neyi varsa hepsini harcayan çaresizleri bir kamyon gibi ezip geçerek…

Ele geçtiklerinde sadece sayı, insan yerine konduklarında adları da var ama yarattıkları yıkım, işte onu ölçebilecek alet bulunmadı henüz…

Bir diğeri SMA hastası bebeklerin ismini kullanarak kapıları çalıyor. Topladıkları parayla kayboluyorlar ortadan. Kullandıkları bebek isimleri de kendileri gibi sahte. Ölüp gidenleri saymazsak...

Birileri sahte alkol üretip, güya dünya dertlerini unutmaya çalışanlara hepten unutturuyorlar dünyayı. Yüzlerce vatandaş binlerce sahte alkol şişesinin içinde boğulup gidiyor…

Birileri devletin hukuk insanlarının kolluk kuvvetlerinin adını kullanarak bir ömür boyu kefen parası olarak biriktirilmiş üç beş kuruşu hayatının son çeyreğindeki insanlardan gasp ediyor. Hadi koy yerine koyabilirsen, soyanı da soyulanı da…

Vicdandan geçen faylar alabildiğine kırılıyor şu günlerde. Ve bu kırık bir sonrakine güne, bugün hiçbir enkaz yaratmamış gibi olağanca hızıyla koşturuyor. Dedim ya ölçebilecek bir alet yok; bu ölçüsüzlüğün; toplum vicdanında kıramayacağı kalp olmadığı gibi. Yazık!

***

Yutkununca boğaza takılıyor!

Tam 288 kadın ya da kız çocuğu hane içinde şiddet adına kurulmuş imdat hattına çağrıda bulunmuş. Kız çocukları diyorum…

Daha geçtiğimiz birkaç gün ebeveynlerinin kurbanı olan üç tanesini toprağa verdik. Konuşunca kolay ağızdan çıkması ama yutkununca zor boğazdan geçmesi…

Bir zaman birbirini seven, yol arkadaşı olmaya söz vermiş, giderek önce sevgiyi sonra da saygıyı kaybetmiş çiftlerin........

© Habertürk