menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yaratıcı olmak için kötü bir çocukluk mu geçirmek gerek?

21 0
24.02.2025

Çocukluğumla aramda dağlar, denizler, nehirler, ovalar, kentler, ülkeler, kıtalar var... Belki de bu uzaklık yüzünde çok iyi seçemiyorum o günleri. Hafif rüzgarda, tatlı tatlı sallanan tül bir perdenin ardında geçip gidiyor çocukluğum gözlerimin önünden. Hep güzel anılar, güzel ‘an’lar dönüp duruyor kafamın içinde. Sahip olmadığım birçok şeyin yerini sevgileriyle dolduran annem ve babam bu dünyadan gittiğinden beri bir daha hiç öyle sevilmeyeceğimi bilmenin hüznüyle dolaşıyorum ortalıkta. Her adımımda kendime “Güzel bir çocukluğun oldu” diye fısıldıyorum. Geriye dönüp baktığımda az şey mi bunu kendine söyleyebilmek? Bu sorunun cevabı üzerine birkaç gün öncesine kadar hiç düşünmediğimi itiraf etmeliyim. Maria Callas’ın bana çocukluğumu, annemi-babamı düşündürmesi ise hiç ama hiç aklıma gelmeyecek bir şeydi! Ama oldu işte...

Angalina Jolie ile Haluk Bilginer’in başrolleri paylaştığı ‘Maria’ filmini izlerken, yakama yapışan ‘hüzün’ duygusunun altında Callas’ın çocukluğu olduğu gördüğümde, “Bütün büyük sanatçıların çocuklukları, aileleriyle ilişkileri hep kötü mü oluyor acaba?” diye bir soru gelip oturdu zihnimin baş köşesine... Ablasının, “Bırak artık, unut o günleri” demesine rağmen binlerce seyircinin karşısındayken de büyük aşkı Aristotle Onassis’le birlikteyken de hep çocukluğunun sırtına yüklediği ‘sevgisizliği’ oradan oraya sürükleyip durmuş Maria. ‘Maria Callas’ın Gizi Hayatı’ kitabının yazarı Lyndsy Spence, ‘operanın tartışmasız kraliçesi’nin anne ve babasıyla ilişkilerinin felaket olduğunu söylüyor. Kızıyla ilgili haberleri gazeteler satan bir anne, ondan para almak için hastalık uyduran bir baba! Callas, bir mektubunda annesi için, “Eğer benimi için gerçek bir anne olsaydı onu çok severdim” diyor. Neyse konumuz Maria Callas değil. “Bütün büyük sanatçıların çocuklukları, aileleriyle ilişkileri hep kötü mü oluyor acaba?” sorusunun cevabı...

KAFKA, BABASI KARŞISINDA GÜÇSÜZ VE YETERSİZ GÖRDÜ KENDİNİ

Siena Üniversitesi’nden profesör Carlo Valerio Bellieni, birçok kişinin, bir çocuğun yaratıcılığının yalnızca sevgi dolu, besleyici ve destekleyici bir ev ortamında........

© Habertürk