'The Odyssey'in galası Troya Müzesi'nde yapılsın
Troya Müzesi’nin Christopher Nolan’a mektubunu okurken 20 yıl geriye gittim. O zamanlar Star Gazetesi’ndeydim. Brad Pitt, Eric Bana, Diane Kruger, Orlando Bloom gibi yıldızların rol aldığı ‘Truva’ filmi yeni vizyona girmişti. Homeros’un İlyada destanında geçen Truva Savaşı’nı anlatan film 200 milyon dolara yaklaşan bütçesiyle 2004’ün en pahalı ve en çok beklenen filmlerinde birisiydi.
Oyuncular filmin tanıtımı için dünyanın dört bir yanında galalara katılıyordu. Yabancı ajanslar her gün başka bir başkentten gala fotoğrafları geçiyordu. Oyuncuların dışında bir şey dikkatimi çekti. Her galada, filmin oyuncularının arkasında ‘Truva Atı’ da boy gösteriyordu. Yapım şirketi ‘Truva Atı’ndan iki tane yaptırmış, biri filmin sonunda yakılırken ikincisi tanıtım için oyuncularla birlikte o galadan bu galaya dünyayı dolaşıyordu.
Yazı işleri toplantısında bundan bahsettim, “Bu at bir süre sonra stüdyonun deposuna kaldırılacak ya da sökülecek. Filmin hikayesi Çanakkale’de geçiyor. Bu atı biz istesek, Çanakkale’ye gelse süper olmaz mı?” dedim. 1998’de UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne giren Troya Antik Kenti bu atın olması gerektiği yerdi. Bir şaka gibi başlayan sohbet bir süre sonra ciddiye bindi.
Gazetenin sürmanşetinden “Truva Atı Türkiye’ye........© Habertürk
