Piyasalar iki cephede sınav veriyor
Geçen hafta küresel piyasalarda yaşanan gelişmeler, yatırımcıların uzun süredir alışık olduğu fiyatlama düzeninin değişmeye başladığını gösterdi. Bir tarafta Ortadoğu'da genişleme riski taşıyan savaşın enerji fiyatlarını yeniden yukarı çekmesi, diğer tarafta ise yapay zekâ yatırımlarının şirket bilançolarına ne zaman kâr olarak döneceği sorusu piyasaların ana gündemi haline geldi.
Uzun süre "faiz inecek mi, ne zaman ve ne kadar inecek?" sorusuyla yön bulan piyasalar artık çok daha karmaşık bir denklemle karşı karşıya. Bu denklemde jeopolitik riskler, enerji fiyatları, yükselen enflasyon ve tahvil faizleri, merkez bankalarının muhtemel tavrı ve teknoloji şirketlerinin kârlılığı aynı anda fiyatlanıyor.
Petrol yeniden oyunun merkezinde
Haftanın en önemli gelişmesi hiç kuşkusuz Brent petrolün yeniden 100 dolar sınırını test etmesiydi.
Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim, Kızıldeniz’in kapısı Babülmendep Boğazına sıçrayarak enerji arzını iyice tehdit etti ve petrol bir haftada yüzde 11,4 yükseldi. Savaşın ikinci aşamasıyla birlikte petroldeki artış 7 Temmuz sonrası yüzde 34’e ulaştı.
Avrupa doğal gazı da haftalık bazda yüzde 10,4 artarken, 7 Temmuz sonrası yüzde 43 yükseldi. CRB emtia endeksi de haftalık yüzde 3,5 prim ve yüzde 9 arttı.
Enerji fiyatlarındaki bu yükseliş, son aylarda bazı rakamsal gerçekleşmelerin de etkisiyle "enflasyon yeniden yükseliyor" görüşünü güçlendirdi.
Petrol fiyatı yükselirken sadece enerji maliyetlerini değil; taşımacılığı, sanayiyi, gıdayı ve hizmet sektörünü de etkileyen zincirleme bir maliyet unsuru haline geliyor.
Bu nedenle petrol fiyatlarının yeniden üç haneli seviyeleri zorlaması, merkez bankalarının işini belirgin şekilde zorlaştırıyor.
Fed'in eli daha da zorlaştı
Önümüzdeki haftanın en kritik gündemi çarşamba günü yapılacak Fed toplantısı olacak.
Piyasalar faiz değişikliği beklemiyor.
Bunun iki temel nedeni var.
Birincisi, petrol fiyatlarının yeniden yükselmesiyle enflasyon üzerinde ikinci dalga riskinin ortaya........
