menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir yayın susturulurken: On günlük karartmanın düşündürdükleri

10 0
30.03.2025

Bu durum, basın ve ifade özgürlüğü, medya çeşitliliği, kamuoyunun bilgilendirilme hakkı gibi pek çok temel değeri derinden sarsan bir olaydır. “Geçici” olarak nitelendirilse de, on günlük bir suskunluk, bir kanalın ve dolayısıyla bir sesin susturulması, üzerinde dikkatle düşünülmesi gereken ciddi soruları beraberinde getirir.

Öncelikle, böyle bir kararın hangi gerekçelerle alındığı büyük önem taşır. Eğer söz konusu kapatma, yayın ilkelerine aykırılık, nefret söylemi veya şiddeti teşvik gibi evrensel etik değerleri açıkça ihlal eden içerikler nedeniyle alınmış bir yaptırımsa, bu durumun hukuki ve meşru bir zemini olmalıdır. Ancak, bu tür ağır bir yaptırımın şeffaf bir süreçle, savunma hakkı tanınarak ve orantılılık ilkesi gözetilerek uygulanması esastır. Aksi takdirde, bu türden müdahaleler, eleştirel sesleri susturmaya yönelik siyasi bir araç olarak algılanma riski taşır.

On günlük bir yayın durdurma, sadece o kanalın çalışanlarını ve izleyicilerini değil, genel........

© Haberton