Etkileşim uğruna tükenen fikirler
İçindekiler:
Bu durum, özellikle Türkiye’de toplumsal yapının dinamiklerini derinden etkiliyor. Neden mi? Çünkü bu ülkede “beğenilmek”, fikir üretiminden daha kıymetli hale gelmiş durumda.
Sosyal medya platformlarının kalbi, algoritmalarla atıyor. Beğeni, paylaşım ve yorum sayıları, bir içeriğin değerini belirleyen ana kriterler haline gelmiş durumda. Bu mekanizma, kullanıcıların düşüncelerini ifade etmekten ziyade, başkalarının nasıl tepki vereceğine odaklanmasına yol açıyor. Artık bir fikri savunmak değil, o fikrin daha fazla insan tarafından “beğenilmesi” önemli.
Türkiye’de bu durum daha da belirgin. Toplumun geniş bir kesimi, sosyal medya üzerinden toplumsal kabul görme arayışında. Ancak bu arayış, bireylerin özgünlüklerini kaybetmelerine ve algoritmaların kendilerini yönlendirmesine izin vermelerine neden oluyor. Yani bir nevi, algoritmalara esir olmuş bir özgürlük anlayışı…
Burada asıl büyük sorun şu: Sosyal medyada popüler olmak, bir fikrin doğruluğunu veya derinliğini gölgede bırakıyor. Bu, özellikle genç kuşaklar arasında derin bir fikirsel çürümenin tohumlarını ekiyor. Yüzeysellik, hızla bir norm haline gelirken, derin düşünme ve eleştirel bakış açısı ikinci plana itiliyor. Herkesin amacı aynı: daha fazla beğeni, daha fazla takipçi. Ancak bu yarışı kazanmanın bedeli ağır oluyor; çünkü üretilen içerikler........
© Haberton
