İlahiyat Fakülteleri ve mistik inançlar: Eğitim mi, inanç mı?
Üstelik bu öğrenciler, bu tuhaf inançlara kapılan gençler, ülkenin en saygın kurumlarından biri olan ilahiyat fakültelerinde eğitim gören bireyler. Ve şu anda öğrendiğimiz şey, bu eğitimde meselenin bilimsel, akılcı ve çağdaş yaklaşım yerine, dinin bazen yanlış yorumlanan, eksik ya da yüzeysel bir yönüne hapsolmuş olması.
İlahiyat fakültelerinin temel amacı, dinin doğru anlaşılmasını sağlamak, İslam’ın öğretilerini modern dünyanın gereksinimlerine göre analiz etmek ve toplumla paylaşmaktır. Ancak, eğitim sisteminde atlanan ya da belki de kasıtlı olarak görmezden gelinen bir durum var: Dinî eğitimin içine girmiş olan pek çok popüler ve mistik düşüncenin, halk arasında doğru kabul edilen ama aslında bir bilimsel temele dayanmayan pek çok kanaatin yerleşmesine sebep olması.
Nazar ve büyü gibi konular, her ne kadar halk arasında geçmişten bugüne varlıklarını sürdüren inançlar olsa da, ilahiyat fakültelerinin öğrencilerinin bunlara dayanarak ders başarılarını açıklamaları, sadece eğitim sisteminin eksikliklerini değil, aynı zamanda bu alandaki öğretinin ne kadar dar bir perspektife sıkıştığını da gösteriyor. Üniversite öğrencisi olan bu gençlerin, hâlâ ‘büyü’ veya ‘nazar’........
© Haberton
