Bir gün hepimiz ‘cehalet perdesinin’ arkasında olsak…
Bazen memlekette olup bitenleri izlerken insanın aklına şu soru geliyor: “Adalet dediğimiz şey gerçekten kimin için?”
İşte tam bu noktada, yıllar önce A Theory of Justice kitabını yazan John Rawls devreye giriyor.
Rawls öyle karmaşık laflar eden bir filozof değil aslında. Diyor ki: Gelin bir oyun oynayalım. Bir ülkenin kurallarını en baştan yazacağız ama doğduğumuz aileyi, gelir durumumuzu, inancımızı, hatta sağlıklı mı engelli mi olacağımızı bilmiyoruz. Yani hayata nereden başlayacağımız tamamen karanlık. İşte bu “cehalet perdesi”nin arkasındayken nasıl bir sistem isterdik?
Muhtemelen şunu derdik:“Temel haklarım garanti olsun.”“Mahkemeye düştüğümde adil yargılanayım.”“Çocuğum iyi bir eğitime ulaşabilsin.”“Yarın işsiz kalırsam tamamen sahipsiz kalmayayım.”
Kimse “Ben güçlü olacağım, o yüzden sistem güçlüden yana olsun” demez. Çünkü güçlü doğacağımızın garantisi yok.
Türkiye Aynasında Rawls
Bugün Türkiye’de en çok........
