menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ödüllü Yazar Halise Aydoğdu: Yaşam mücadelesinden edebiyata uzanan bir yolculuk

14 0
14.10.2026

Türk Dili ve Edebiyatı’na, Türk şiirine, şairlere ve mesleğine emek vererek iz bırakan isimlere duyduğumuz vefayı görünür kılmak amacıyla hazırladığım “Vefa” yazı dizisinin bu bölümünde, kıymetli yazar Sayın Halise AYDOĞDU Hanımefendi’yi ağırlıyorum.

Halise Hanım’ın yaşam öyküsü, yalnızca bir edebiyat yolculuğu değil; eğitimden yazarlığa uzanan, mücadeleyle şekillenen ve toplumsal duyarlılıkla beslenen bir kadın hikâyesidir. Onun hayatını ve düşünce dünyasını tanıdıkça kaleminin ardındaki birikimi, edebiyata bakışını ve yaşadıklarından süzülen deneyimlerini daha yakından tanıyacaksınız. Bu hikâyenin pek çok kadına ilham vereceğine inanıyorum.

Ne yazık ki kendisiyle yeni tanışma fırsatı bulduk. İnanın, daha önce tanışmayı isterdim. Hakkında yaptığım araştırmalarda yaşam hikâyesinden çok etkilendim ve söyleşimizin “Vefa” yazı dizime değerli bir katkı sunacağını düşündüm.

Kıymetli vaktini ayırdığı ve bu söyleşiye katkı sunduğu için Halise AYDOĞDU Hanımefendi’ye teşekkür ediyorum. Şimdi kendisinin yaşamına, edebiyatına ve düşünce dünyasına birlikte konuk olalım.

Merhaba Halise Hanım, söyleşimize hoş geldiniz. Halise Aydoğdu kimdir? Hayat hikâyenizi ve sizi siz yapan değerleri anlatır mısınız?

Ben Halise Aydoğdu. 1977 yılında Mardin’in Nusaybin ilçesine bağlı Girneli köyünde doğdum. Evli ve bir çocukannesiyim; İstanbul’da yaşıyorum. Hayatım boyunca karşılaştığım zorluklar bana sabretmeyi, mücadeleetmeyi ve umudumu kaybetmemeyi öğretti. Benim için aile, emek, vefa, dayanışma ve insanın başka birinsanın hayatına dokunabilmesi çok kıymetli. Yazdıklarımda da çoğunlukla bu değerleri ve gerçek hayattakarşılığı olan hikâyeleri anlatıyorum.

Hayatınızda sizi derinden etkileyen ve bugünkü Halise Aydoğdu’yu şekillendiren deneyimler neler oldu?

Hayatımın en önemli dönüm noktalarından biri, eğitimle yeniden buluşmam oldu. Evlendiğim dönemdeokuma yazma bilmiyordum. Daha sonra, 33 yaşından sonra gece okuluna giderek okuma yazmayı öğrendim,eğitimimi tamamladım ve diplomamı aldım. Bu süreç bana insanın yaşı ya da geçmişi ne olursa olsun kendisiiçin yeni bir yol açabileceğini gösterdi. Aile kurma ve annelik yolculuğum da umudun, sabrın ve kararlılığınhayatımızı nasıl değiştirebildiğini öğretti.

Eğitim hayatınız nasıl şekillendi? Eğitimin hayatınızdaki yeri ve önemi nedir?

Ben okuma yazmayı 33 yaşından sonra öğrendim. Gece okuluna devam ederek eğitimimi tamamladım vediplomamı aldım. Bu nedenle eğitimin insanın hayatındaki önemini yalnızca sözle değil, kendi deneyimimle debiliyorum. Eğitim bana kendime güvenmeyi, hakkımı aramayı ve yeni kapılar açmayı öğretti. Bence eğitim içinhiçbir zaman geç değildir; yeter ki insanın içinde öğrenme isteği ve devam etme kararlılığı olsun.

Yazmaya nasıl başladınız? Kalemi elinize almanıza vesile olan duygu veya olay neydi?

Yazmaya başlamamın temelinde yaşadıklarım, tanık olduğum hayatlar ve içimde biriken anlatma isteği var.Bazı hikâyelerin unutulup gitmesini istemedim. İnsanların sesini duyuramadığı, yaşadıklarını içine attığızamanlarda yazının bir kapı açabileceğine inandım. Zamanla yaşanmışlıklardan beslenen öyküler, denemelerve romanlar yazmaya başladım. Yazmak benim için yalnızca kendimi anlatmak değil; başkalarının daanlaşılmasına katkıda bulunmak demek

Edebiyatla ilişkinizi ve yazı tarzınızı nasıl tanımlarsınız? Etkilendiğiniz yazarlar var mı?

Kendimi öykü, roman ve deneme yazarı olarak tanımlıyorum; şiir yazarı değilim. Yazılarımda sade, içten veokuyucunun kendinden bir parça bulabileceği bir anlatımı önemsiyorum. Gerçek hayattan izler taşıyan insanhikâyelerine, özellikle........

© Haberton