Kazanan kadınlar, kaybeden toplumsal vicdan
Bazen aklıma takılıyor, başarıya alkış mı, sessizlik mi?
Geçtiğimiz günlerde okurlarıma ve sosyal medya platformlarındaki takipçilerime “Hangi konuları ele almalıyım?” diye sormuştum. Gelen yorumlar arasında biri özellikle dikkatimi çekti. Okurum, toplumun kadın başarısına yaklaşımını sorguluyor ve uluslararası arenada ülkemizi gururla temsil eden kadın sporcularımızın hak ettikleri ilgiyi her zaman göremediklerini ifade ediyordu. Bu tespit, üzerinde durulması gereken önemli bir toplumsal gerçeğe işaret ediyor.
Toplum olarak başarıyı alkışlıyoruz; ancak alkışımız çoğu zaman adil dağılmıyor. Erkek sporcuların başarıları daha geniş yankı bulurken, kadın sporcularımız aynı başarıyı elde ettiklerinde çoğu zaman aynı ilgiyi göremiyor. Oysa başarı, cinsiyete göre ölçülemez. Emek, disiplin, fedakârlık ve azim kadın ya da erkek ayırmaz.
Mesela; uluslararası kortlarda ülkemizi gururla temsil eden Zeynep Sönmez bunun en güncel örneklerinden biridir. Büyük emeklerle elde edilen başarılar, günlük magazin gündeminin ve sosyal medya tartışmalarının gölgesinde kalmamalıdır. Mesele yalnızca tenis değildir.
Voleybolda dünyanın zirvesine çıkan Filenin Sultanları, kazandıkları kupalarla sadece maç kazanmadılar; milyonlarca kız çocuğuna umut oldular. Atletizm pistlerinde, yüzme havuzlarında, güreş minderlerinde, boks ringlerinde, tekvando ve karate salonlarında, cimnastikte, okçulukta ve daha nice branşta Türk kadını yıllardır........
