menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Başarılı karikatürist Samet Etker ile söyleşi

33 0
16.08.2026

Betül FIRAT: Öncelikle hoş geldiniz diyor ve söyleşimizin başlangıcında bir iki cümleyle sizi tanımak istiyoruz. Samet ETKER Kimdir?

Samet ETKER:  Öncelikle bu güzel söyleşi için Betül Fırat’a teşekkür ediyorum. Kendimden kısaca bahsetmem gerekirse; 1986 yılında İstanbul Üsküdar’da doğdum. İlköğrenimimi Selimiye İlköğretim Okulu’nda, lise eğitimimi ise Esatpaşa Ticaret Meslek Lisesi Bilgisayar Programcılığı bölümünde tamamladım. Ardından Çukurova Üniversitesi Bilgisayar Teknolojisi ve Programlama bölümünden mezun oldum.

Eğitim hayatımın ardından grafik tasarım ve reklamcılık üzerine çeşitli çalışmalar yaptım. Şu anda Muğla Büyükşehir Belediyesi’nde büro memuru olarak görev yapıyorum.

Hayatımın bir diğer önemli tarafını ise çizmek ve üretmek oluşturuyor. Karikatürle başlayan bu yolculuk, zaman içerisinde benim için yalnızca bir uğraş olmaktan çıkıp kendimi ifade ettiğim ayrı bir dünyaya dönüştü.

Karikatüristliğe nasıl başladığınızdan ve ne kadar zamandır yazdığınızdan bahseder misiniz biraz?

Karikatürle olan bağım aslında çocukluk yıllarıma dayanıyor. Okuma yazmayı daha yeni öğrendiğim dönemlerde bile ablamın aldığı mizah dergilerini büyük bir merakla karıştırır, çizimleri uzun uzun incelerdim. Fakat benim için asıl başlangıç 2019 yılında, defter kenarlarına yaptığım küçük karalamalarla oldu.

Zamanla bu karalamalar daha ciddi bir uğraşa dönüştü. Beğendiğim çizerlerin çalışmalarını ve videolarını izlemeye, farklı çizim tekniklerini araştırmaya başladım. Özellikle İspanyol çizerlerden eğitimler aldım. Pembe Panter’in çizer ekibinde de yer alan Ed Will’in çizim anlayışı, teknikleri ve çalışmalarından oldukça etkilendim. Kendi tarzımı oluştururken onun yaklaşımından aldığım ilhamın önemli bir yeri oldu.

2019’dan bu yana çiziyor ve karikatür üzerine çalışıyorum. Ancak hâlâ kendimi yolun başında görüyorum. Çünkü karikatürde “tamam, artık oldum” denilebilecek bir nokta olduğunu düşünmüyorum. Yeni teknikler öğrenmeye, farklı çizerleri incelemeye ve kendi çizgi dilimi geliştirmeye sürekli devam ediyorum.

Karikatüristlik ilgili alanında ilk yayınınızı hatırlıyor musunuz?  

Hatırlıyorum tabii. Aslına bakarsanız oldukça küçük ve basit çizimlerdi. O dönem dijital ortamdan ziyade kâğıt üzerine, elle çiziyor ve sonrasında sayfama yüklüyordum.

Detay kullanmaktan özellikle kaçınırdım; birkaç çizgiyle anlatmak istediğimi anlatmaya çalışırdım. Bir de o dönem kocaman alanları boyama gibi garip bir dürtüm vardı. Sanırım çizmekten çok, boyamakla vakit geçiriyormuşum.

Bugün geriye dönüp o çizimlere baktığımda aradaki değişimi çok daha net görebiliyorum. Ama ne kadar basit olurlarsa olsunlar, o çizimler bugünkü çizgi dilimin oluşmasında ilk adımlardı. Bu yüzden benim için hâlâ ayrı bir yerleri var.

Ailenizde sizden başka sunuculukla herhangi bir alanıyla ilgilenen var mı?

Hayır, çok kalabalık bir ailem olmadı. Aile içindeki kayıplarım da ne yazık ki erken yaşlarda başladı. Bir keresinde annemden, “Baban da güzel resim yapardı.” dediğini duymuştum. Ancak elimde ondan kalan herhangi bir çizim ya da bunu görebileceğim bir çalışma yok.

Bu yüzden çizgiyle aramda aileden gelen bir bağ var mı, açıkçası ben de bilmiyorum. Belki bir yerlerden miras kalmıştır. Ama bildiğim kadarıyla ailede mizah ve karikatürle uğraşan tek kişi........

© Haberton