Karanlıktan Aydınlığa: ODTÜ’de Hakikat, Özgürlük ve Bir Ömrün Tanıklığı
Karanlıktan Aydınlığa: ODTÜ’de Hakikat, Özgürlük ve Bir Ömrün Tanıklığı
Tarih, yalnızca takvim yapraklarının devrilmesi değil; zihniyetlerin, mekanların ve ruhların geçirdiği büyük dönüşümün sessiz şahididir. 1979 yılında, ortaokul yıllarında babasını kaybetmiş, yedi evladını çay toplayarak helal rızıkla büyüten melekler meleği bir annenin duasıyla Ankara İlahiyat Fakültesi’ne adım atan Anadolu genci için bu şehir, hem ilmin hem de siyasi çalkantıların çetin sınav sahasıydı. Lise yıllarına kadar memleketinin dışına çıkmamış bu masum gencin zihninde Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ); uzağından geçmeye bile çekinilen, Allah’a inanmayan, namaz kılanla alay eden ideolojik bir baskı merkezi, adeta bir korku ve endişe abidesiydi.
İlk geldiği sürede birkaç ay kaldığı teyzesinin evinde dahi, ODTÜ’lü dayısının inancı ve ibadeti nedeniyle alay konusu olan o ilahiyat öğrencisi, ODTÜ’ye girdiği için sırf bir köşede namaz kıldı diye dövülerek binaların karanlık bodrumlarına atılan arkadaşlarının acı haberleriyle büyüdü. Zaman aktı; o genç okudu, çabaladı, akademisyen oldu ve profesörlük makamına erişti. Ancak 65 yıllık ömründe zihnindeki o acı hatıralar ve korku iklimi nedeniyle ODTÜ’nün kapısından içeri tek bir adım dahi atmadı, atamadı.
Bir Ön Yargının Yıkılışı: Bilim Sevdalısı Bir Rektörle Tanışma
Geçmişin hafızada bıraktığı bu ağır gölgeler, fakülte yıllarından, ev arkadaşı kadim bir dostu Havzalı Osman ile birlikte, ODTÜ Rektörlüğü’ne yapılan ziyaretle ilk çatlağını verdi. Ziyaret, gönüllü sivil toplum kuruluşu EDURESE AKADEMİ adına ODTÜ öğrencilerinin Arap ve İslam Ülkelerine yönelik yurtdışı tecrübelerini artırmak amacıyla programlar düzenlenmesi amacıyla yapılmıştı. ODTÜ’nün kendi öz evladı olan, genç, dinamik, uluslararası alanda tescillenmiş başarılara imza atmış bilim insanı Prof. Dr. Ahmet Yozgatlıgil ile tanışmak, fildişi kulelerin ardındaki değişimi gözler önüne serdi. Rektörün samimiyeti, tevazusu, üniversitesini dünya çapında daha yüksek seviyelere taşıma azmi, ilme ve bilime olan sevdası ve en önemlisi üniversiteyi ideolojik bir hücre olmaktan çıkarıp evrensel bir özgürlük yuvasına dönüştürme kararlılığı, onlarca yıllık endişe duvarlarını bir anda yıktı. Üniversite yılları hayli mücadeleyle geçen Havzalı Osman, dönüş yolunda ODTÜ’de böyle bir rektörün görev yapmasının şaşkınlığını ve memnuniyetini uzun uzun anlattı. Rektörümüzün yolu bulamayız diye bize otoparka kadar eşlik etmesi ve Osman’ın aslında ona hediye etmek üzere getirdiği ancak araba unuttuğu Kur’an surelerinin önemine dair yazdığı kitabı takdim etmesi de, ilginç manevi boyutlara........
