KRİTİKTEN TEFEKKÜRE: Referans Kayması Analizi-3
Önceki yazılarımızda zihni, hidrolik tesisata benzetmiştik ve mutlak sıfır kotunun (0.00 ) Nass (R1 ) olduğunu, altındaki katların ise sırasıyla Bilim (R2), Mantık (R3), Tecrübe (R4), Duygu (R5) ve Nefs (R6) şeklinde sıralandığını ifade etmiştik.
Bugün gelin, karar anlarımızda pusulamızın sessizce nasıl kaydığına bakalım. Toplumun bağırarak tepki gösterdiği devasa savrulmalardan, "vizyon" zannederek alkışladığı en sinsi sapmalara kadar zihin aynamızı beraber temizleyelim.
Önce gözümüzün önündeki en kaba savrulmayla başlayalım:
R1'den R6'ya 5 Basamaklı Kayma: Dini Söylemle Nefsi Aklamaca
Taktığı başörtüsü ile İslam’ı öncelediğini iddia ederken; dar giyinen, kısa etekle gezen veya düğünlerde uluorta oynayarak nefsani teşhire ve takdire yaslananlar.
Beş vakit namazı camide kılmakla ahiret bilinci taşıdığını sanan; fakat faiz, yalan ve hile konusunda yalama olmuş, nefsani çıkarlarına "hayır" diyemeyenler.
Yaptığı hayır-hasenat ile ahirete yatırım yapmak ister görünen; ancak mükafatı ve alkışı önce kullardan bekleyip nefsini ve itibarını tatmin edenler.
"Güçlü Müslüman zayıf Müslümandan hayırlıdır" ilkesini öne sürerek gücü haram yolla devşiren; özünde Hakk’a değil nefsine yaslananlar.
Bu örneklerin hepsinde Nass (R1) rafa kaldırılmış, nefs (R6) kumanda merkezine oturmuştur. Bu kaymayı sıradan insan dahil hemen herkes rahatça fark eder. Çelişki çok çıplak ve sırıtıcıdır. Buradaki sinsilik dışarıya karşı değil, kişinin kendisine karşıdır; fail, bu kaba arzuyu dini kavramlarla kılıflayarak kendi nefsani körlüğünü besler.
İkinci durağımız, toplumun bağrına bastığı o sinsi liman:
R1'den R5'e 4 Basamaklı Kayma: "Şefkat" İllüzyonu ve Duygusal Tuzak
Çocuğunun helal ve faydalı bir iş için meşakkate girmesine; "Kıyamıyorum, gözümün önünde rahat etsin" diyerek onun olgunlaşmasını ve sorumluluk almasını engelleyenler.
Kuruma açıkça zarar veren yakınını sırf "Kalbini kıramam, acıyorum" diyerek görevde tutan ve liyakati/adaleti çiğneyen yöneticiler.
"Allah çok merhametlidir, kimsenin huzurunu bozmaya gerek yok" diyerek açık haramlar ve adaletsizlikler karşısında hakkı söylemeyi tamamen terk edenler.
Yoksula yardım ederken adaleti ve hakkaniyeti emreden ölçüyü göz göze gelinen........
