Yine Günlerden Akan Zaman Ve Gençler
Saniyesine sahip olamadığımız hayat için çırpınıyoruz. Çırpınışlarımız ne için? Hak için mi batıla koşmak için mi?
Hatırlarsınız ilkokul öğretmenime kavuşmak istedim; kavuşamadım, hem de 1 saat önce farkla yoğun bakıma almışlardı.
Sonra yoğun bakımdan çıktığını yazdı bana 24 saat sürmedi ve sonra vefat haberini aldım. İşte bazen kavuşmalar ukbaya kalır. Yolcular vadesini bekler, bir saniyesini bile bizler belirleyemeyiz işte dünyaları yakarım dediğimiz hayat için.
Geçen hafta hastanede gördüğüm bir tanıdığa geçmiş olsun, Allah şifasınızı versin dedim. Şöyle bir baktı süzdü beni, sonra “Sağol Allah razı olsun, sizlere de şifa versin Mevlam” dedi.
Bir hafta sürmedi o kişinin vefatını duydum. İşte hayat bir bakış sonrası kayar gider.
İnsanlara o kadar çok ibretlik hayatlar sunuyor ki hayat, yeter ki almak iste! Gizlisi saklısı olmayan kurulu bir düzen içinde yaşıyoruz aslında. İnsanlar değişti diye hayıflanırken aslında değişimin kendisi değişiyor fark edilmeden.
Daha dün İstanbulda bir lise öğrenci öğretmenlerini, arkadaşını bıçakladı. Öğretmenlerinden birisi vefat etti. Şimdi biz öğretmenin vadesi geldiğini söyleyebilir miyiz? Elbette söyleyebiliriz; vadesi geldi o gün, o saatte vefat edecekti. Peki bu öğrenci için aynı şeyleri söyleyebilir miyiz?
Kader değişmeyecek olaylar bütünüdür diyebiliriz.
Daha önce bu gibi sorunlarla öğretmenlerimiz, öğrencilerimiz karşılaşmadı mı? Özellikle lise çağında gençlerimiz ergenlik psikolojisi yaşarken bu gençlerin ruh halleri dikkate alınmadı........
