menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ecdadın izi -2- İsabey Medresesi

10 0
23.07.2026

Biz hala Üsküp’teyiz. Gün boyu Üsküp’ün kadim sokaklarında ve camilerinde vakit geçirdik.

Bu akşam bölgenin kadim dini eğitim kurumlarından birisi olan İsabey Medresesi’ne misafir olacağız. Balkanlarda medrese geleneği yüzyıllardır devam etmiş. Burası tarihi açıdan de önemli bir merkez.

Üsküp Yıldırım Bayezid döneminde 6 Ocak 1392 tarihinde Osmanlılar tarafından fethedilmiş. Yiğit Bey 1392'den 1414'e, onun vefatının ardından sonra da İshak Bey 1439 yılına kadar burada uç beyliğinde bulunur. Onun ölümü üzerine yerine oğlu İsa Bey geçer. İsa Bey 1463'e kadar Üsküp uç beyliğini sürdürür. Burada da İsabey adına yapılan ve asırlardır ilim halkasına hizmet eden bir medrese var. Sonra bir fetret dönemi yaşanmış. Maddi ve manevi tahribatıyla çok acı bir fetret dönemi olmuş bu zaman dilimi. Gerçi bu fetret dönemini sadece Balkanlar yaşamadı.

Bir haftalık ziyaretimiz süresince bölgede birçok cami veya medresenin yıkıldığını söylediler. Ayakta kalabilenler için se hep “bu camiyi ahır yapmışlardı. Uzun yıllar ahır olarak kullanıldı.” cümlesini duyduk. Bu cümleyi her duyduğunda içimizden kocaman şeyler koptu gitti. Çünkü ahır yapılan cami sadece Balkanlar’da yoktu. İşte burası insanın kalbini yakan acı bir ateşti.

İslam’ın hor görüldüğü ve Müslümanların saf dışı edildiği bir dönemde her birimiz bulunduğu yerde ayrı bir fetret dönemini yaşadık. Farklı isimlerle ve farklı görüntülerle de olsa bu acı yaşandı. Müslümanların kendine gelebildiği dönemde medrese hemen canlandırılmış.

Yatsı namazı öncesi medreseye ulaştık. Güler yüzlü bir görevli bizi karşıladı ve kalacağımız yeri gösterdi. Her yer çok temiz, nezih bir ortam var. Yatakhaneleri mükemmel. “Ne kadar da güzel düzenlenmiş” diye içimizden geçirirken yan tarafta bir tabela gözümüze ilişti. “Burası TİKA tarafından düzenlenmiştir.” Bu kelimeyi bundan sonra sıkça duyacağız. Bundan sonra TİKA kelimesinin önüne bir sıfat daha ekleyeceğiz; “BİZİM TİKA.” Türkiye’de yaşayan ve lise eğitimi gören bir genç TİKA kelimesini çok duymamış olabilir. Bu kurumun gönül coğrafyasında nasıl bir anlam........

© Habername