menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Mevsimler Geçer

58 0
22.08.2026

En büyük pişmanlıklarınızı düşünün. O anların ortak bir yanı yok muydu? Ya çok öfkeliydiniz ya çok korkuyordunuz ya da aşırı coşkuluydunuz. Duygunun tam ortasında, sanki dışarıdan bir el direksiyonu kıvırdı ve siz sadece “Araba takla attı!” diye bağırmaktan başka bir şey yapamadınız.

Dışarıda bir kasırga kopsa, pencereyi kapatıp çayımızı yudumlarız. Çünkü biliriz ki hava böyledir; değişir, geçer. Ama içinizdeki fırtına koptuğunda neden hemen “Benim psikolojim bozuldu, her şey kötü, bu böyle gitmez!” diye panikleriz? Neden iç hava durumumuza, dış havaya gösterdiğimiz sabrı göstermeyiz?

Cevap basit: Direksiyonda kimin oturduğunu karıştırırız.

Duygularımız, o anda arkada oturan telaşlı, bağıran, ağlayan veya kahkaha atan yolculardır. Kaygı, arkadan omzumuza yapışıp “Kaza yapacağız, dur!” diye feryat edebilir. Öfke, yan koltuğa geçip haritayı yırtmaya kalkışabilir. Heyecan ise radyoyu sonuna kadar açıp “Bas gaza!” diye bağırabilir.

Ama işin sırrı şu: Onlar........

© Haberler