Gençlik neden gider?
Adaletin aşındığı toplumlarda kriz bir anda ortaya çıkmaz; yavaş ilerler, çoğu zaman fark edilmez. Önce hukuk dili sertleşir, ardından eleştiri “tehdit” olarak kodlanır. Sonra olağanüstü olan olağan, istisna olan kural haline gelir. En sonunda ise toplum, adaletsizliğe alışır. İşte asıl kırılma noktası burasıdır.
Hz. Ömer’in o kadim sözünde belirttiği gibi: “Adalet, mülkün temelidir.” Bugün demokrasinin en temel göstergesi seçimlerin varlığı değil, seçimler arasındaki süreçte hukukun nasıl işlediğidir.
Yargı bağımsızlığına dair tartışmaların sıradanlaştığı, tutukluluğun peşin bir cezaya dönüştüğü ve eleştirel sözün hızla kriminalize edildiği her ortamda demokrasi, biçimsel bir kabuğa sıkışır. Böyle bir iklimde hukuk; güçlüyü koruyan, güçsüzü ise susturan bir araca dönüşür.
Sorun yalnızca uygulamalarda değildir; asıl sorun, ilkenin yerini sadakatin almasıdır. İlke ortadan kalktığında liyakat değersizleşir; kurallar kişilere göre eğilip bükülür. Bu durum,........
