Polisler ne yapmalı?
Türkiye’de güvenlik kuvvetlerinin silah kullanma yetkisi uzun yıllardır hukuk, insan hakları ve kamu güvenliği ekseninde tartışılmaktadır. Ancak bazı olaylar vardır ki sadece bir adli vaka değil, aynı zamanda devletin güvenlik anlayışını ve polisin sahadaki psikolojisini de doğrudan etkiler. Emniyet Müdürü Celal Yılmaz olayı bunlardan biridir.
Dönemin İstanbul İl Emniyet Müdür Yardımcısı olan 1. Sınıf Emniyet Müdürü Celal Yılmaz, trafikte kendisini taciz eden, uzun süre peşini bırakmayan ve sonunda silah çekerek saldıran motosikletli şahsa karşı silah kullanmıştı. Olay polis lojmanlarının güvenlik kapısının önünde motosikletli şahsın ölümüyle sonuçlandı. İlk yargılamada Bakırköy 2. ağır ceza mahkemesi, doğru bir değerlendirme ile beraat kararı verdi. Çünkü il emniyet müdür yardımcısına silah ile saldırılmanın sonucu, emniyet müdürünün kendisini silahlı saldırgana karşı silah ile karşılık vermesiydi. Doğru olan buydu. Eğer bunu kamuoyu ve hukuk suç olarak değerlendirirse, Çorlu’da yaşadığımız 2 polis evladımızın şehitliğiyle sonuçlanan saldırıdaki görüntü hepimizi bu şiddetli derecede sarsar.
Beraat kararı Yargıtay tarafından bozulduktan sonra emniyet müdürü Celal Yılmaz, 11 yıl 8 ay ile mahkûm edildi ve ceza infaz edildi. Oysa bu olay, yalnızca bir kişinin yargılanması meselesi değildi. Bu olay aslında görev başındaki bütün polislerin zihnine........
