İnsanın Rutini Hayatı Anlamlandırmaktır
İnsan rutinin içine doğmaz; fakat zamanla rutinin içine sığınır. Oysa hayat, tekrarın konforunda değil, değişimin riskinde anlam kazanır. “Rutin” dediğimiz şey çoğu zaman yaşamanın değil, yaşadığını zannetmenin başka bir adıdır. Aynı sokaklardan geçmek, aynı düşünceleri tekrar etmek, aynı korkularla karar almak… Bunlar hayatı sürdürür belki ama hayat kurmaz. Hayat kurmak, insanın kendisini aşmasıyla mümkündür.
Toplumsal değer dediğimiz şey de tam burada başlar. Kendini tekrar eden bir insanın, topluma yeni bir söz söylemesi beklenemez. Çünkü tekrar eden zihin üretmez, sadece tüketir. Oysa tarih boyunca iz bırakanlar, rutinin dışına çıkabilenlerdir. Alışılmışın dışına çıkmak; bazen bir yolculuğa çıkmak, bazen bir fikri sorgulamak, bazen de herkesin doğru dediğine mesafe koyabilmektir.
Türk-İslam düşünce geleneği bu konuda derin bir miras sunar. Farabi, insanın mutluluğa ulaşmasının ancak erdemli bir çaba ve aklın aktif kullanımıyla mümkün olacağını söyler. Ona göre insan, kendini geliştirmediği sürece sadece var olur; ama geliştiği ölçüde........
