menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kaybettiklerimizde insan faktörü

9 0
01.08.2026

İnsan, Havva ve Adem'den bu yana gündemdeki ilk meselemiz. Ancak ne var ki, bu mesele olumlu bir çizgide gelişme göstereceğine, devamlı surette geriye doğru gidiyor. Belki bu Türk için yeni kıyamet alametlerinden biridir.

Dünyanın her yerinde insan denilen mahlukata ilişkin sayısız sorun bulunuyor. Biz Türkler de ise bu sorunlar tavan yapmış vaziyette!

Ancak hayatın doğası gereği biz ilk önce  toplumumuza, ailemize ve kendimize bakmak ve insana ilişkin sorunları bu noktadan çözmeye başlamak zorundayız.

Elbette değerlendirmelerimizi, insan fıtratını dikkate alarak yapmaya çalışıyoruz ama bu nefis tatminine dönük fıtratın varlığına rağmen, iyiye ve güzele doğru yol almak zorundayız

Ülkemizde son günlerde dillendirilen fakat toplum tarafından önemli görülmemiş olacak ki; yankı bulmayan konulardan biri insan kalitemizin olup olmadığıdır.

İnsan kalitesinin yüksek olabilmesi için yaşam boyunca eğitim ve eğitici seviyesinin çok yüksek olması gereklidir.

İlk eğitici annedir. Ondan sonra aile gelir. Bu okullarla devam eder. Camiler ve diğer dini kurumlar eğitimi taçlandırır. Hatta bizde "Peygamber Ocağı" olarak gördüğümüz ordumuz da eğitim ocaklarımızdan biridir. Hatırlarsanız eskiden askerliğini yapmamış olanlara "adam" muamelesi yapmazlardı. Burada adamlıktan kasıt, asker ocağında alınan eğitimdir.

Kabul edelim ki; annelerimiz bu eğiticilik vasfını iyi bir şekilde yerine getiremediler. Onların anneleri  ve anneannelerimizin anneleri de öyleydi!

Bir çocuğu yetiştirmek onun karnını doyurmak ve maddi ihtiyaçlarını temin etmekten ibaret değildir. 

Hal böyle olunca babalar da ne........

© Habererk