Antibiyotik Kuruyemiş Değildir
Her dişi ağrıyanın, adeta Allah’ın emriymiş gibi ilk fırsatta antibiyotiğe sarılması artık toplumda alışıldık bir refleks hâline geldi. Hatta bazen düşünüyorum; son yıllarda sayıları hızla artan kuruyemiş zincirleri bu talebi görse, herhâlde bir stantlarını antibiyotiklere ayırırlardı. Çünkü toplum olarak bu “sihirli ilaç”tan medet umuyoruz.
Muayenehanemde hastalarıma, doğru müdahaleyle çoğu diş ağrısını antibiyotik kullanmadan da ortadan kaldırabileceğimizi anlattığımda, bazıları şaşkınlıkla, “Antibiyotik kullanmadan işlem yapılabiliyor mu?” diye soruyor. Bu soru bile aslında yanlış algının ne kadar yerleştiğini göstermeye yetiyor.
Bu tabloya, sağlık sisteminin “mümkün olduğunca çok hasta bakmaya” odaklanan yaklaşımı da katkı sağlıyor. Özellikle diş tedavileri gibi dikkat, zaman ve özen gerektiren işlemlerde hekime yeterli süre tanınmadığında hem hekim hem de hasta zorlanıyor. Yoğun poliklinik temposunda çalışan hekim, bazen hastanın ağrısını kısa vadede hafifletmek adına ağrı kesici, antibiyotik ve gargaradan oluşan klasik reçeteye yönelmek........
