menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İran’ın kaç parçaya bölünmesi planlanıyor?

6 0
06.02.2026

Bugün Umman’da ABD ile İran masaya oturacaklar. İran sadece nükleer silahlar konusunu görüşmek istiyor. Bu konuda taviz vermeye hazırlar. ABD’nin iki önemli talebi daha var: Tahran’ın vekil güçlerle ilişkisini kesmesi ve füze menzillerinin İsrail’i vuramayacak şekilde kısaltılması.

İran’ın vekil güçleri, son iki yıldır sürekli operasyonlara maruz kaldıklarından zayıfladılar. Bu süreçte Tahran’ın kendilerine sahip çıkmadığını düşünen vekil güçlerle, İran arasındaki ilişkiler hiç olmadığı kadar kötü. Bununla birlikte rejim, vekil güçlerle ilişkilerini kesmeyi kabul ederse prestijini, ağırlığını ve muhafazakar destekçilerinin kayda değer kısmını kaybeder. Hazreti Hüseyin’i Kerbela’da yalnız bırakan Kufeliler gibi değerlendirilirler.

‘’Füze menzillerinin kısaltılması’’ önerisi bugüne kadar duyulmuş, görülmüş bir şey değil. Hiçbir devlet böyle bir öneriyi kabul edemez. Bu önerinin kabulü, hava kuvvetleri şah döneminden kalan İran’ın, savunmasından ve caydırıcı olmaktan vazgeçmesi anlamına gelir.

Peki, İran bu önerileri kabul edemeyeceğine göre, ABD sadece nükleer silahların sınırlandırılmasıyla yetinir mi? Washington vekil güçler konusunda ısrarlı olmayabilir. Çünkü vekil güçler üç yıl öncesine göre çok zayıflar ve İran’a rağmen daha da zayıflatılabilirler. Kaldı ki Tahran vekil güçlerine eskisi kadar destek vermiyor, veremiyor.

Uzun menzilli balistik füzeler ise İsrail’in güvenliğiyle ilgili olduğundan, ABD’nin taviz veremeyeceği bir konu. İlaveten İsrail’de haziran, Amerika’da kasım aylarında seçimler var. Seçimlerin kaybedilmesi hatta mevcut iktidarların zayıflaması İran operasyonunu gündemden düşürür. Yani İsrail ilanihaye İran’ın uzun menzilli balistik füzelerinin tehdidi altında yaşamak zorunda kalır. ABD’nin bu nedenle zaman kısıtı var.

İran’ın görüşmenin yerinin ve formatının değiştirilmesini istemesinin, rakibi olarak gördüğü Türkiye’nin öne çıkmasından rahatsız olmasının yanında, gündemle de ilgili olduğunu düşünüyorum. Toplantı İstanbul’da olsaydı üçlü formatta olacaktı. Yani Türkiye görüşülen bütün konuları ve verilen tavizleri bilecekti. Oysa Umman’daki toplantı........

© Habererk