Dervişoğlu’nun çağrısı
Demokrasinin en kısa tariflerinden biri; güçleri dağıtarak tek elde toplanmasını engellemektir.
Zira, gücün tek elde toplanması, keyfiliğin, fevriliğin hukukun üstüne çıkması demektir. Bunun sonuçları tahmin edilemeyecek kadar ağır olur. Nitekim oluyor.
Demokratik devlet, herkesin iş ve eylemlerinin hesabını vermek zorunda olduğu devlettir.
Yani eğer bir hiyerarşi söz konusu ise onun tepesinde kişi veya kişiler değil, hukuk vardır.
Demokrasilerde hesap sorulamayan kişi ve kurum olmaz. Tarih, hesaptan vareste tutulanların nasıl canavarlaştıklarının toplumu nasıl ateşe attıklarının örnekleri ile doludur. Almanya hala Hitler’in dünyaya ve Alman toplumuna verdiği zararların faturasını ödüyor.
Soykırımcı İsrail’e verilen destek, biraz da gaz odalarının- Alman halkının alnının ortasına yapıştırdığı leke ile ilgilidir. Almanya bu destekle alnındaki kiri temizlemeye çalışırken, başka ve daha kanlı bir soykırımın ortağı oldu.
Bir tiran bir milletin onlarca yılını etkiledi, belki daha yüzlerce yılını etkilemeye devam edecek.
Fakat tek maliyet bu değil; bir ülkede........
